1929 Büyük Ekonomik Buhranı

20. Yüzyılın en büyük çöküş olayı olarak bilinen ve Kara Perşembe olarak adlandırılan günden itibaren Dünya ekonomik düzeni tepetaklak oldu. Bu tür olumsuz durumun ortaya çıkmasında Amerika Birleşik Devletleri’nin savaş tazminatlarını altın olarak istemesinin yanında verdiği borçlar da sebep olarak görülüyordu. Devletin yanında vatandaşların da giderek büyüme kat eden kapitalizme ayak uydurarak alım güçleri de yükseldiği için türlü türlü isteklerini yerine getirebiliyorlardı. Aniden yükselen bu gelir düzeyinin çok kısa süreli olacağı kesin olsa da kimse tarafından kestirilmemiş ya da bilinse dahi ses çıkarılmamıştı. Satılan gayrimenkul ya da eşyaların fahiş fiyatlarda satılmasından sonra patlak veren krizin piyasanın taleplerini karşılayamayacağından dolayı da 1929 Büyük Buhran çıkarak küresel çapta ortaya konulmuştur.

Küresel Kriz Neden Globalleşti?

İlk olarak o sıralarda Herbet C. Hoover’in ekonomiden anlamamasından dolayı bu krize zemin hazırlanması durumu ortaya çıkmaktadır.
Liberal ekonominin desteklenmesinin yanında savaş tazminatların altın olarak ısrar edilmesine rağmen rezervlerin yeterli oranda olmaması da bu krizi ortaya çıkaran etkenler arasında yer alacaktır.
Amerika’nın diğer ülkelere kredi vermesi konusunda belli bir büteçeye göre hareket etmemesi de genel olarak ekonomiyi harap eden ve genel bir krizin oluşmasına da mahal vermektedir.
Piyasada gerçek bir paranın olmamasına rağmen sadece rakamlardan oluşması da 1929 Büyük Buhran olayının gelişmesini tetikleyen en temel nedenler arasında yer almaktadır. Borsanın tepetaklak olmasından sonraki süreçte insanların bankalara yönelip paralarını alamaması da bu durumun ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Büyük Buhran Süreci

Büyük Buhran döneminde etkilenen ülkeler ABD ve ABD’den kredi almış olanlar olarak biliniyordu. Tüm ülkeler işsizlik ve yüksek enflasyonla savaş veriyordu. Her ülkenin yerli tüketim politikası ve gümrük politikalarındaki sertlik bu kriziz yumuşatmak için tek önlem olarak görülebiliyordu.
Roosevelt döneminde hükümet ekonomiye doğrudan müdahale etti. Merkez Bankası kurulması ile beraber devlet güvencesi altına alındı. Tarımda reform yapılmakla işe başlansa da doğru politikaların ortaya konulmadığından dolayı da 1939’a kadar ABD’nin ekonomik krizi global halde varlık göstermeyi de sürdürdü.

Facebook Üzerinden Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir