Lale Devri(1718-1730)

Osmanlıda 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlayan ve 1730 Patrona Halil İsyanı ile son bulan on iki yıllık dönemin adıdır Lale Devri. Bu devir, zenginliğin, estetiğin, lüksün, sevk ve sefanın dönemidir. Halkta sınıflar arası farkların arttığı, zenginlerin çok zengin fakirlerin ise çok yoksullaştığı bir dönemdir. Lale Devri sanatıyla, dönemde yaşayan kıymetli isimleriyle oldukça kısa ama ilgi çekici bir dönemdir. Lale devrinde en göze çarpan özellik sanatta ve mimaride, genel olarak yaşamın tüm alanlarında Osmanlı’nın geleneksel özellikleri bir kenara bırakılarak Avrupa’dan alınan örneklerle yola devam edilmiş olmasıdır. Batılılaşmanın arttığı ve abartıldığı bir…

Kurtuluş Savaşında Bir Kadın Kahraman: Kara Fatma

Tarihin en meşru, en haklı savaşlarından Kurtuluş savaşı ile koca bir enkaz içerisinden çağdaş bir devlet ortaya çıkarmak için halk kadın, erkek, yaşlı, genç demeden tüm gücünü, varını ve yoğunu ortaya koymuştur. Bu akıllara kazınan bir milletin en kıymetli mücadelelerini içeren Türk Kurtuluş Savaşında sayısız isim vardır saygı ile anılması gereken. En az erkekler kadar gerek cephede gerek cephe gerisinde kadınlar da öyle mücadeleler verdiler ki kadının gücünün en güzel simgelendiği örneklerdir bunlar. Kocasıyla birlikte cephelerdeki savaşından, kurduğu 15 kişilik çetesiyle verdiği mücadelelere, Kurtuluş Savaşı’nda bir kadın kahraman: Fatma Seher…

Spartacus ve III. Köle Savaşı

Roma’nın güçlendiği zamanlar kölelerinse durumlarının daha da kötüleştiği dönemlerde savaş sonucu esir düşen aslen Trakya coğrafyasında doğduğu düşünülen bir gladyatör, ilerleyen zamanlarda Roma’da önemli bir isyanın baş kahramanı olmuştur. III. Köle savaşının çıkmasını sağlayan o önemli isim Galya’dan bir köle, gladyatör: Spartacus Tarihlerden tam emin olunmamakla birlikte Spartacus’un M.Ö 70’li yıllarda Roma’ya Galya’dan esir olarak gelen bir köle olduğu bilinmekte. Fiziksel olarak güçlü ve yeterli görülen her esir gibi o da gladyatör olarak dövüştürülmeye başlandı. Gladyatörler de birer köle oldukları için oldukça zorlu şartlar altında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bu şartlar altında…

Afife Jale: Sahneye Çıkan İlk Müslüman Türk Kadını

İstanbul’un Üsküdar semtinden orta halli bir ailenin çocuğu tarihe adını sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olarak yazmayı başardı. karşısına sunulan tüm imkansızlıklara rağmen pes etmeden ilerleyen nice güçlü Türk kadınından sadece bir tanesi o. Hayallerine, hedeflerine bağlı ve kendine inanan herkes gibi o da başardı. Yasaklara ve zorluklara baş eğmedi. O Afife… Afife Jale… Afife Jale’nin Hayatı 1902 senesinde İstanbul Üsküdar’da dünyaya geldi Afife. orta derecede bir ailenin çocuğuydu. İstanbul Kız Sanayi Mektebinde eğitim görmekteyken bile içinde durduramadığı tiyatro aşkı vardı. Dönemin özelliklerine bakılırsa Türk ve Müslüman kadınların sahneye…

Misak-ı Milli ve Atatürk’ün Misak-ı Milli Anlayışı

Tarihteki her savaşın iki temel ayağı bulunur. Savaşın görünen yüzü ve herkes tarafından en önemli kısmı olduğuna inanılan tarafı silahlı mücadele kısmıdır. En az silahlı mücadeleniz kadar teorik ve ilkesel bakışınızın net ve belirlenmiş olması da bu teori ve ilkelerin mantık ve öngörü ile belirlenmiş olması da büyük önem taşır. Mustafa Kemal Atatürk savaşa dair bu yaklaşıma gayet aşina bir komutandı. O silahlı mücadele kadar, savaşın teorik ayağıyla da ilgileniyor bu alanda da düzenli olarak çalışmalarda bulunmaktan geri kalmıyordu. Bu çalışmalardan birisi de Misak-ı Milli idi.   “Misak-ı Milli” dediğimiz…