13 Koloni

Koloni kavramı yeni bulunan bir kara parçasına giden ön yerleşimciler olarak adlandırılmaktadır. Amerika kıtasının keşfinden sonraki süreçte de bu kavram devreye girmekte olup; İngiliz, Fransız, Portekiz ve İspanyol devletlerinin bu yeni toprak parçasını yerlilerin elinden alma girişimleri olarak ifade edilmektedir. Kendi halkları ile ele geçirmek amacıyla 13 yeni koloni kurularak bu bölgeye yerleştirilmiştir. 18. Yüzyılın sonlarına kadar bu bölgede hükümetleri ile son derecede uyum içerisinde yaşamakla beraber aynı zamanda da vergi mükellefiyeti ile mali destek de sağlanabiliyordu. Böylelikle buraların kalıcı bir er toprak haline getirilmesine dayalı durumlar da ortaya çıkarılabiliyordu.…

Arap Baharı

Arap Baharı olarak bilinen hareket 2010 yıllının 17 Aralık gününde ilk olarak ortaya çıkan bir eylem olarak görülmektedir. Tüm Arap coğrafyasında ortaya çıkan bu hareketlilik ilk olarak Tunus’ta bir gencin kendini yakmaya başlaması ille ortaya çıktı. Bu protesto gösterileri zamanla Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Ürdün ve Yemen’de de görülmeye başladı. Tunus’taki başlangıç hareketi olarak mühendislik eğitimi gören Muhammed Buazizi’nin sebze sattığı esnada bir zabıtanın yanına gelmesi be ruhsatsız olduğu için tokat atması ateşleyen fitil olarak görüldü. Yapılan hakaret sonrasında da Muhammed Buazizi; kendisini valilik binasının önünde yaktı. Bu yüzden tüm…

Uludere Olayı

Uludere Olayı olarak bilinen tarihi gelişme aynı zamanda da Roboski Katliamı olarak da bilinerek 28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı olan Ortanca köyü yakınlarında gerçekleşmiştir. Bu köyün yakınlarına yapılan hava saldırısı F16’larla gerçekleştirilmiş ve sonrasında da kaçakçıların ölümü ile neticelendirilmiştir. Bu olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 34 olarak bilinmiş kaçakçıların bulunduğu saldırı altındaki ekipten sadece Servet Encü’nün kurtulduğu da belirlenmiştir. Çok büyük bir istihbarat zafiyeti olarak adlandırılan Uludere Olayı; Türkiye tarihinin kara bir lekesi olarak ifade edilmiştir. Kaçakçı olan ekibin terörist bir grup olarak adlandırılması sonucunda bombalama eylemlerinin başlaması…

Selahaddin Eyyubi

Selahaddin Eyyubi; tam adı El-Melik el-Nasır Ebu’l Mu?affer Selahaddin Yusuf bin Necmeddin Eyyub olan ve Eyyubi Hanedanlığı’nın kurucusu olan hükümdar olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır. En önemli başarısı olarak 2 Ekim 1187 tarihinde Kudüs’ü Haçlıların elinden alarak Hıttin Savaşı’nda onlara üstünlük kurmasıyla daha da ün salarak Dünya çapında başarılı olan bir kumandan olarak görüldü. Bunun yanında da Üçüncü Haçlı Seferi’ni de durdurarak; ne kadar başarılı olduğunu bir kez daha kanıtlamayı başardı. Askeri başarılarının yanı sıra aynı zamanda da ne kadar İslam şeriatına bağlı olduğunu da gösteren Selahaddin Eyyubi; Avrupa’da ortaya…

Grigori Rasputin

Rus Çarlık döneminin sonunu getirmesi ile bilinen Grigori Rasputin; Romanov Hanedanlığını kısa süre içerisinde etkisi altına alarak; adeta Rus İmparatorluğu’nun gizli lideri olarak öne çıkan bir tarihi karakter olarak öne çıkmaktadır. Cinsel düşkünlüğü ve kuvvetli önsezileri ile Romanov ailesini adeta büyüleyen Rasputin; sıradan bir köylü ailesinden gelmesine rağmen verdiği vaazlar neticesinde ve kuvvetli hitabeti ile oldukça hızlı bir şekilde yükselmiştir. Rasputin’in Aziz Olarak Kabul Görmesi 1907 yılında Çar’ın oğlu olan Alexei’nin hemofili hastası olması üzerine Rasputin saraya çağrılır. Rasputin’in dua ederek ve dokunuşlarda bulunarak prensi iyileştirdiği görülecektir. İnanılmaz bir iş…

Apollo 11’in Ay’a İnişi

Apollo 11 Dünya tarihi açısından oldukça önemli bir gelişme olarak bilinmekte olup; Ay yüzeyine yapılan ilk uzay yolculuğu olarak da değerlendirilmektedir. 20 Temmuz 1969 günü Ay’ın yüzeyine iniş yapan ekipte yer alan Neil Armstrong ve Buzz Aldrin; adlarını tarihe altın harflerle yazdırdılar. 8 gün içerisinde gerçekleşen bu yolculuk sonrasında da Dünya’ya güvenli bir biçimde de dönüş yaptılar. Apollo 11 ile Ay’a Yolculuk NASA’nın beşinci projesi olarak bilinen Apollo 11; 16 Nisan sabahında Florida’da bulunan Kennedy Uzay Merkezi istasyonundan fırlatılmıştır. Fırlatma rampasından sonra Sessizlik Denizi adı verilen yörüngede hareket edecek olan…

Magna Carta Libertatum-Büyük Özgürlük Yemini

İngiltere’nin krallık rejiminin yetkilerini kısıtlaması tarihi olaylar açısından büyük bir gelişme olarak görülmektedir. Özellikle Ortaçağ Avrupası içerisinde bu tür bir olayın gelişmesi de oldukça hayret verici bir olgu olarak da değerlendirilmektedir. Magna Carta Libertatum adıyla tarihteki yerini alan bu olan 1215 gibi diğer devletlere oranla çok daha önce bir tarihte gerçekleştirilmesi ve alanında ilk olarak da tabir edilmesi son derece etkileyici bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Halkın özgürlüklerinin arttırılmasının yanında kralın da aynı şekilde baronlara bağlı olarak karar almaya başlaması apayrı bir gelişme olarak da kabul görmektedir. Magna Carta Libertatum’un imzalanmasına…

1861 Amerikan İç Savaşı

Savaşın her ne kadar genel nedeni Kuzey ile Güney eyaletlerinin köleliğe karşı olan tutumlar olarak görülse de asıl sebep her zaman ekonomik olmuştur. ABD’nin kuzey bölgesinde sanayi daha da gelişmiş bir halde olmakla beraber makineleşme süreci aktif olduğundan dolayı köleliğe gerek duyulmamaktaydı. Güney ise tam tersi halen daha ilkel bir faaliyet içerisinde yer aldığından dolayı tarıma dayalı bir işleyişin bulunduğu noktalar olarak adlandırılıyordu. Kuzey’in gelişmişliğinden ötürü ortaya köleliğin kaldırılması fikri atıldığından dolayı iç savaşın fitili ateşlenmiş ve eyaletler tamamen maddi çıkarları doğrultusunda hareket etmişlerdir. İlk olarak Güneyliler savaşı başlatarak; 1861…

Stalingrad Savaşı

2. Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından bir tanesi olarak görülmekte ve Rus ile Alman ordularının 1942 ve 1943 yıllarında karşı karşıya geldikleri bir tarihi olay olarak öne çıkmaktadır. 1942 yazında alman orduları ABD ile ittifak olan SSCB’ye yönelerek işgal amacı içerisinde hareket etmiştir. Uzun bir yol kat etmeleri sonrasında da Volga Irmağı kenarına gelen Alman orduları 1000 mil mesafe uzaklıkta bulunan Stalingrad’ı ele geçirme amaçları doğrultusunda hareket etmişlerdir. Volga Nehri kenarına geldiklerinde kış ayları baş göstermeye başlamış ve Almanların lojistik açıdan güçlü olan ordu için dezavantajlar bir bir kendini göstermeye de…

Maraton Muharebesi

M.Ö 490 yılında Yunanlılar ile Persliler arasında geçen ilk savaşa adını veren Maraton Muharebesi; tarih açısından önemli bir savaş olarak görülmektedir. Maraton Muharebesi’nin temel nedenleri arasında ise Pers İmparatoru Darius’un yunan kent devletlerini teker teker ele geçirme amacı kendini gösterecektir. Aynı zamanda da Ege bölgesinde var olan İyon şehir devletlerinde çıkan isyanlardan dolayı da Perslerin bu bölgeye yönelmeleri durumu sonrasında ağır bir yenilgi almaları da bu savaşın temel nedenleri arasında yer alacaktır. Darius’un Yunanlılar üzerine kesin olarak yürüme kararı almasına ve intikam yemini etmesine neden olan gelişmeler olarak da görülmektedir.…

Hindistan ve Pakistan Sınır Sorunu: Keşmir Bölgesi

Günümüz itibariyle Hindistan ve Pakistan arasında sınır oluşturan ve iki tarafında hak iddia ettikleri Keşmir, Hindistan, Afganistan, Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti’ni sınırdaşı olan bölge fiilen dört parçaya ayrılmış durumda. Kuzeydeki kısmı Pakistan tarafından kontrol edilirken, batısında sadece Pakistan’ın tanıdığı “Azad Keşmir İslam Cumhuriyeti” yer alıyor. Güneyde, Hindistan tarafından kontrol edilen Cammu-Keşmir bölgesi bulunuyor. Doğuda ise, Çin’in 1962’de ele geçirdiği ve Pakistan’ın Çin lehine vazgeçtiği “Aksai Çin” bölgesi yer alıyor. Keşmir’in yaklaşık olarak yüzde 45’ini Hindistan, yüzde 35’ini Pakistan, yüzde 20’sini ise Çin kontrol ediyor. Pakistan, nüfusunun büyük çoğunluğunu Müslümanların…

Birinci Dünya Savaşı’nda Avrupa

Birinci Dünya Savaşı öncesi döneme baktığımızda sömürgecilik yarışı içinde olan Avrupa’da, bu yarışa ulusal birliğini yeni tamamlamış Almanya, İtalya gibi devletlerin katılmasıyla yarış hızlanmış ve yeni pazar alanlarının bulunmaması bu devletleri çıkar çatışmaları içine sokmuştur. Özellikle Almanya ve İtalya kendilerine yeni pazar arayışı içinde, ilk olarak gerileme devrinde ki Osmanlı Devletine yönelmiş fakat özellikle İngiltere ve Fransa böyle büyük bir pazarı bu devletlere bırakmak istememiştir. Bu yüzden bir süre Osmanlı’nın kendi toprak bütünlüğünü korumasından yana tavır izleyen İngiltere, Almanya’nın Hindistan yarım adası gibi İngiltere sömürgesi altında ki yerlere göz dikmesi…

Molla Kabız Olayı

Molla Kabız Kanuni Sultan Süleyman devrinde istanbula iran taraflarından gelen bir kişidir bu zatın ise tarihteki yeri bir gün istanbulda verdiği bir vaazda. Hz.İsa’nın Hz.Muhammed’den daha üstün olduğunu iddia etmesiyle başlamıştır. bu vaaz ise döneminde istanbul içinde büyük bir karışıklığa sebep olmuş ve halk üzerinde büyük bir etkiye yol açmıştır. halk tarafından bu zaat üzerine bir çok şikayette bulunulması sebebi ile Damat ibrahim Paşa tarafından divana çağrılır. bu divan Molla Kabız Hz.Muhammed’e saygısızlık ettiği sebebi ile yargılanır. Molla’yı yargılayanlar ise dönemin Anadolu ve Rumeli Kazaskeri Fenarîzâde Muhyiddin Çelebi ve Kadirî…

Çerkez Ethem İsyanı

Çerkez Ethem İsyanı; Milli Mücadele döneminde ortaya çıkan bir isyan olsa da diğer ayrılıkçı faaliyetlerden farklı bir hedef uğruna şekillenmektedir. Çerkez Ethem İsyanı; vatan savunmasının düzenli orduyla gerçekleştirilmesine tepki gösterilen bir faaliyet olarak öne çıkmaktadır. Çerkez Ethem ve yandaşlarının düzenli ordu içerisinde yer almak istememesi bu durumu ortaya çıkarmıştır. Çerkez Ethem İsyanı’nın Sebepleri Çerkez Ethem emrindeki kuvvetlerle beraber Yozgat Ayaklanmasını başlamış; Yozgat Valisini de yargılamak üzere bulunduğu yere çağırtmıştır. Ancak bu emri Mustafa Kemal Atatürk tarafından reddedilmiştir. TBMM tarafından savaş suçlularını yargılamak üzere kurulan İstiklal Mahkemeleri; Çerkez Ethem tarafından kabul…

Kardak Krizi

1996 yılında patlak veren ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki bağları kopma noktasına getiren Kardak Krizi; Türk bandıralı bir geminin Kardak Kayalıkları mevkisinde karaya oturmasından dolayı Türk ve Yunan kurtarma gemileri anlaşmazlık yaşayarak siyasi bir sorunun ortaya çıkması durumu söz konusu olmuştur. 25 Aralık 1995 tarihinde ortaya çıkan bu olay sonrasında Yunanistan ordusu; olayın kendi karasuları içerisinde olduğunu iddia ederek; doğudaki adaya asker çıkararak bayrağını dikti. Türk ordusu da Yunanlıların bu hareketine karşılık verdi. Zamanın başbakanı olan Tansu Çiller’in “O bayrak iner, o asker gider” sözü tarihe kazındı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne…

John F. Kennedy Suikastı

22 Kasım 1963 günü öğlen saatlerinde yaşanan bir olay Amerikan tarihine kara leke olarak sürüldü. Açık bir araba ile Dallas halkını selamlayan John F. Kennedy; başından ve ensesinden olmak üzere iki el ateşe maruz kalarak hayatını kaybetti. Yanındaki Vali Connally ise bu saldırıdan ağır yararlı bir biçimde kurtarıldı. Devlet idaresi ise aynı gün Başkan Yardımcısı olan Johnson tarafından devralındı. Suikast günü cinayetin sorumluluğunu üstlenen 24 yaşındaki Dallaslı Lee Harvey Oswald; olay gününden iki gün sonrasında bir gece kulübü sahibi olan Jack Ruby tarafından öldürüldü. Böylelikle bu cinayet her zaman faili…

1402 Ankara Savaşı

Türk dünyası için oldukça önemli bir dönüm noktası olarak görülmekte olup; Osmanlı’nın kısa süreli bir dağılma dönemi içerisine girmesine de neden olmaktadır. Timur Devleti ile Osmanlı’nın Türk Dünyası’nın en güçlü devleti olmak için verdiği bu mücadele; savaş tarihi için de önemli bilgileri içerisinde barındırmaktadır. Ankara Savaşı Öncesi Taraflar Ankara Savaşı öncesinde Osmanlı Devleti; Anadolu’da Sivas’a kadar ilerlemiştir. Aynı zamanda da Balkanlarda da üstün bir konumda yer alarak merkeziyetçi bir yapıyı sağlamıştır. Timur İmparatorluğu ise Orta Asya’dan gelerek Anadolu’ya kadar olan bölgeyi fethetmiştir. Kendini İlhanlı Devleti’nin de mirasçısı olarak gördüğünden dolayı…

1929 Büyük Ekonomik Buhranı

20. Yüzyılın en büyük çöküş olayı olarak bilinen ve Kara Perşembe olarak adlandırılan günden itibaren Dünya ekonomik düzeni tepetaklak oldu. Bu tür olumsuz durumun ortaya çıkmasında Amerika Birleşik Devletleri’nin savaş tazminatlarını altın olarak istemesinin yanında verdiği borçlar da sebep olarak görülüyordu. Devletin yanında vatandaşların da giderek büyüme kat eden kapitalizme ayak uydurarak alım güçleri de yükseldiği için türlü türlü isteklerini yerine getirebiliyorlardı. Aniden yükselen bu gelir düzeyinin çok kısa süreli olacağı kesin olsa da kimse tarafından kestirilmemiş ya da bilinse dahi ses çıkarılmamıştı. Satılan gayrimenkul ya da eşyaların fahiş fiyatlarda…