Büyük Hun İmparatorluğu (Asya Hun İmparatorluğu)

Hun İmparatorluğu

Çin kaynaklarına dayanılarak MÖ 1760’dan itibaren varlıklarına ilişkin teoriler bulunsa da ilk devletlerini MÖ 1200 civarında kuran, İç Moğolistan merkezli coğrafyada yaşamış, eski Türkçede Kun diye anılan Türk devletidir. Hun İmparatorluğu’nu Türk boyları kurmuş, yönetmiş; Türk kültürü devlete şeklini vermiştir.

Hunlar günümüzün Moğolistan bölgesinde yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bilinen ilk imparatorları Teoman’dır. En büyük imparatorları ise, Şanyu lakaplı Mete’dir.

Hun İmparatorluğu
Hun İmparatorluğu

Çinliler önüne geçemedikleri Hunların saldırılarının ardından MÖ 214 yılında Çin Seddi’ni inşa etmek zorunda kalmıştır. Bu yapı günümüzde halen bir dünya harikası olarak kabul edilmektedir. (Yeni çıkan Çin Seddi adlı filmde Hunlar bir çeşit “hayali yaratık” olarak gösterilmiştir.)

Hunların kuruluşu hakkında kesin bilgiler yoktur. MÖ 220 yılında Teoman tarafından kurulduğu kabul edilir. Teoman’dan sonra devleti büyük bir imparatorluk haline getiren Mete’dir. Mete, İpek Yolu’na egemen olmak için Çin ile savaşmıştır. MÖ 200 yıllarında Çin’i yenilgiye uğratarak vergiye bağlamıştır. Mete’nin Çin’i topraklarına bağlamayıp, vergi almak suretiyle yönetmesi sebebi, Çin yerleşik hayatı ve siyasi etkisinden uzak durma olarak yorumlanır. Bunun yanında Çin’in kalabalık nüfusu altında Hunluk özelliklerini kaybetmek istememiştir.

Batı ve Doğu Hun Devletlerinin Kurulmaları

Mete’nin ölümünden sonra bir süre daha gücünü koruyan devlet, Çinli prenseslerle evlenme geleneği ile Çinli prenseslerin casusluk faaliyetleri, Hun boyları arasındaki iktidar kavgaları, Çin’in İpek Yolu üzerinde gittikçe siyasi nüfuzunu arttırması gibi nedenlerle MÖ 46 yılında Doğu ve Batı Hun olmak üzere ikiye ayrıldı. Bu ikiye ayrılışın nedenlerinden birisi de Büyük Hun İmparatorluğu’nun başında bulunan Ho-han-ye’nin ekonomik sıkıntıları da neden göstererek Çin egemenliğine girmek istemesidir ki, bu düşünceyi kardeşi Çiçi, “atalarına saygısızlık” olarak kabul edip esaret altına girmeyi reddetmiştir.

Bu sebeple bir kısmı, şimdiki Batı Türkistan yöresine çekilerek yönetimden ayrılmışlardır ve Çiçi yönetiminde Talas’ın batısına egemen olmuşlardır. Batı Hunların başında bulunan Çiçi’nin Çin’e karşı verdiği mücadelede kısa bir süre sonra başarısız olduğu görülmüştür. Zira Çiçi, Çin ile mücadelede eski savaş taktiklerini bırakarak bir şehir kurup burayı kale haline getirerek savunma savaşı yapmayı yeğlemiştir.

Doğu Hunlar ise, Ho-Han-ye yönetiminde Talas’ın doğusunda Büyük Hun İmparatorluğu’nun asıl mirasçıları olarak M.S 48 yılına kadar hüküm sürmüştür. Çin’in siyasi hareketleri sonucu, MS 48 yılında Doğu Hun bölünme sürecine girmişlerdir. Nihayetinde Güney ve Kuzey Hun olmak üzere ikiye ayrılmışlardır. Kuzey Hun, Moğol ve Sibirya stepleri çevresinde 156 yılına kadar devam etmiştir. Güney Hun ise, Uygur havzasında ve Çin’e yakın bölgelerde 216 yılına kadar devam etmiştir.

Doğu Hunların Kuzey ve Güney Olarak İkiye Ayrılma Sebepleri

Doğu Hunların kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmasının sebebi; Panhu yönetimindeki Hiung-nu’ların Çin’in siyasi üstünlüğünü kabul etmesine rağmen, yeğeni Pi yönetimindeki Kuzey Hun’ların Çin üstünlüğünü kabul etmeyişidir.

Hunlar da hükümdarlıkda kut anlayışı egemendi. Hükümdarlığın tanrıdan geldiği görüşü vardı. Ülke, töre hükümlerine göre yönetilirdi. Tanhunun görevi; ülkede dirliği sağlamak, adaleti gerçekleştirmek, orduyu komuta etmek, meclisi yönetmek olarak sıralanabilir.Hükümdarın eşine “ka-tun” (hatun) denirdi ve hatun yönetimde söz sahibiydi. Hükümdarlık babadan oğula geçmektedir. Ülke oğullar arasında doğu, batı ve merkez olarak miras bırakılmaktaydı.

Ordu ücretli değildi. Ordunun temeli atlı askerlere dayanırdı. Ordu tümen sistemine göre teşkilatlanmıştır. (Onluk sisteme göre) Kullanılan savaş araçları ok ve yaydı. Yakın dövüşte kılıç ve kargı kullanılırdı.

Son Yazılar

Leave a Comment