Lale Devri(1718-1730)

Osmanlıda 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlayan ve 1730 Patrona Halil İsyanı ile son bulan on iki yıllık dönemin adıdır Lale Devri. Bu devir, zenginliğin, estetiğin, lüksün, sevk ve sefanın dönemidir. Halkta sınıflar arası farkların arttığı, zenginlerin çok zengin fakirlerin ise çok yoksullaştığı bir dönemdir. Lale Devri sanatıyla, dönemde yaşayan kıymetli isimleriyle oldukça kısa ama ilgi çekici bir dönemdir. Lale devrinde en göze çarpan özellik sanatta ve mimaride, genel olarak yaşamın tüm alanlarında Osmanlı’nın geleneksel özellikleri bir kenara bırakılarak Avrupa’dan alınan örneklerle yola devam edilmiş olmasıdır. Batılılaşmanın arttığı ve abartıldığı bir…

Molla Kabız Olayı

Molla Kabız Kanuni Sultan Süleyman devrinde istanbula iran taraflarından gelen bir kişidir bu zatın ise tarihteki yeri bir gün istanbulda verdiği bir vaazda. Hz.İsa’nın Hz.Muhammed’den daha üstün olduğunu iddia etmesiyle başlamıştır. bu vaaz ise döneminde istanbul içinde büyük bir karışıklığa sebep olmuş ve halk üzerinde büyük bir etkiye yol açmıştır. halk tarafından bu zaat üzerine bir çok şikayette bulunulması sebebi ile Damat ibrahim Paşa tarafından divana çağrılır. bu divan Molla Kabız Hz.Muhammed’e saygısızlık ettiği sebebi ile yargılanır. Molla’yı yargılayanlar ise dönemin Anadolu ve Rumeli Kazaskeri Fenarîzâde Muhyiddin Çelebi ve Kadirî…

1402 Ankara Savaşı

Türk dünyası için oldukça önemli bir dönüm noktası olarak görülmekte olup; Osmanlı’nın kısa süreli bir dağılma dönemi içerisine girmesine de neden olmaktadır. Timur Devleti ile Osmanlı’nın Türk Dünyası’nın en güçlü devleti olmak için verdiği bu mücadele; savaş tarihi için de önemli bilgileri içerisinde barındırmaktadır. Ankara Savaşı Öncesi Taraflar Ankara Savaşı öncesinde Osmanlı Devleti; Anadolu’da Sivas’a kadar ilerlemiştir. Aynı zamanda da Balkanlarda da üstün bir konumda yer alarak merkeziyetçi bir yapıyı sağlamıştır. Timur İmparatorluğu ise Orta Asya’dan gelerek Anadolu’ya kadar olan bölgeyi fethetmiştir. Kendini İlhanlı Devleti’nin de mirasçısı olarak gördüğünden dolayı…

Şeyh Bedrettin, Düşünceleri ve İlk Sosyalist Hareketler

Şeyh Bedrettin

Hakkında çok fazla kaynak olmamasına karşın, Şeyh Bedrettin, sağlam bir medrese eğitimi görmüş, daha sonra da tasavvuf yolunu seçerek, ünlü bir mutasavvıf olmuştur. Ancak XV. Yüzyıl başında Fetret döneminin kapandığı sırada, Osmanlı devletine karşı olan bir başkaldırma hareketinin önderliğini yapmıştır.   Bu hareket, devletin temsil ettiği medrese zihniyetine, Sünni anlayışa karşı, Şii ve Batıni eğitimleri de temsil eden bir tasavvuf düşünürünün, bir kısım yoksul halkla birlikte yaptığı bir başkaldırma niteliği taşımaktadır.   Şeyh Bedrettin, Osmanlı’da yaşayan insanlar arasında din farkını ortadan kaldıracağını, haram sayılan bazı şeyleri helal kılacağını belirtmekteydi. Ayrıca…

İstiklal Hareketleri ve 1804 Sırp İsyanı

Sırp İsyanı, Osmanlı içindeki ilk isyan hareketlerinin başlangıçlarından biri olarak algılanabilir. Bir taraftan Osmanlı’nın içler acısı hali, bir yandan Avrupa’nın dev adımlar ile tekamül etmesi, Fransız İhtilali’nin etkisinin sınırlarımız içinde giderek yayılması, diğer yandan önemli jeopolitik konumlarda gözü olan devletlerin devamlı tahrikleri, Osmanlı sınırları içinde İstiklal Hareketleri’ni doğurmuştu. Sırbistan devleti, 1460 yılında Fatih zamanında yapılan üç sefer sonunda idaremiz altına alındı. Küçük çaplı isyanlar dışında, 1804 yılına kadar müstakil bir devlet çıkarmak için isyan çıkarmamışlardır. Çünkü Sırplılar da, diğer milletler gibi din, dil, idare, kültür bakımından tamamen serbest bırakılmışlardır. Kendi…

Mülkiye Memurları ve Enderun Mektebi

Militarist bir devlet olan Osmanlı imparatorluğunda askeri, mülki idare ve haklar tek şahsın elinde toplanmıştı. Devletin, sancak beyinden tutun, mülkiye memurları, idare sahipleri, sadrazamlık makamına kadar bütün mevkileri, sarayın içindeki Enderun Mektebi içinde yetiştirildi. Gayrimüslim ailelerin devşirilen çocukları, önce Türk ailelerin yanına verilir, burada lisan ve islam dinini öğrenirdi. Sonra alınarak Acemioğlanlar Ocağı’na verilirdi. Birkaç sene sonra buradakiler yetişince, saraydan tayin edilen bir ağa gelir, yüzünde meymenet gördüğü kişileri Enderun’a alırdı. Yedi sınıftan ibaret olan Enderun Mektebi’nde dini ilimlerden başka birçok şey öğretilirdi. Terbiye, ahlak, bir kumandanın bilmesi gereken ilimler,…

Patrona Halil İsyanı – Arnavut Ayaklanması

Osmanlı devleti birçok isyan ve istila yaşamıştır. Bu isyanlardan en önemlileri arasında Patrona Halil İsyanı da bulunmaktadır. 28 Eylül 1730 yılında başlayan bu isyan, Patrona ismi nedeni ile bir halk ayaklanması olarak bilinmektedir. Bu isyanı başlayan Patrona Halil aslen bir Arnavut’tur. Rumeli ve Leventlikte de yeniçerilik yapan Patrona Halil Vidin’de ortaya çıkan yeniçeri ayaklanmalarına katıldığı için idam cezası almıştır. Ancak idam cezasından kısa bir sürede kurtulan Patrona Halil, İstanbul’a gelmiş ve gönüllü olarak yeniçeriliğe devam etmiştir. Sürekli olarak alkol aldığı için İstanbul’da meyhaneler ile arasının iyi olması isyancıları buralardan topladığını…

Vak’a-yı Hayriye – Yeniçeri Ocağı’nın Kaldırılması

Her devlette ve imparatorlukta, devlete bağlı kurumlardan biri isyan çıkartıp içişlerini zora sokmuştur. Osmanlı Devleti içinde Yeniçeri Ocağı bu örneği kapsar. Asırlar boyu Yeniçeri Ocağı’nın Osmanlı Devleti’ne çıkarttığı zorluklar yüzünden, artık bu ordunun ilga edilmesi 19. Asırda zaruret haline gelmişti. İmparatorluğun bekası için, talimli bir orduya olan ihtiyaç her geçen gün artıyordu. Bu fikirde olanların başında II. Mahmut vardı. II. Mahmut yeniçeri isyanı sonunda tahta çıkarılmış, sonra da IV. Mustafa’yı katletmek suretiyle tahtta kalabilmişti. 1821 – 1825’e kadar koca imparatorluğun orduları, yani yeniçeriler, ne de olsa derme çatma olan Rum…

Grek Projesi – Elen Devleti Ütopyası

Rusya İmparatoriçesi II. Katerina’nın, 1779’da bir erkek torunu doğmuş ve ismini kasden “Konstantin” koymuştu. (Konstantin bir yerden tanıdık geliyor mu ?) Hayalinde canlandırdığı Elen Devleti’nin başına, torununu getirmek istiyordu. Bu Ellen Projesi için, gizli bir taksim projesi hazırlandı. Eflak ve Buğdan “Daçya” ismi çatısında birleştirilecek, Avusturya himayesine verilecekti. Bosna, Sırbistan ile Banat ve Küçük Eflak Avusturya’ya ilhak edilecekti. Ege Denizi’ndeki bazı adalar Bulgaristan’a, sahil boyunca Dinyester’e kadar olan arazi Rusya’ya ilhak ediliyordu. Geride kalan Osmanlı arazisinden, bilhassa Avrupa ve Anadolu’daki arazi birleştirilerek merkezi İstanbul olmak üzere bir Elen Devleti (Helen…

Timur ile Bayezid Arasında Geçen Bir Konuşma

Bayezid ve Timur

Şu Allah’ın işine bak! Koca dünya senin gibi bir körle benim gibi bir topala kaldı, ona gülüyorum! (Ankara Savaşı sonrası esir ettiği Yıldırım Bayezid ‘in huzuruna çıkartılması sırasında gülmeye başlamasına Bayezid’in tepki göstermesine cevabı. Gerçekten de Timur’un sol ayağı oldukça topal iken, Yıldırım da sağ gözü oldukça az görmekteydi. Bayezid ve Timur Arasında Geçen Ankara Savaşı’nın Gerekçesi Osmanlılara gözdağı vermek isteyen Timur, Yıldırım tarafından toprakları ellerinden alınan ve Timur’un devletinde kendilerine daha yakın bir sosyal düzen bulan Anadolu beylerinin de kışkırtmasıyla Sivas, Halep ve Şam’ı ele geçirdi. Timur’un Bağdat’a yönelmesi…