9.04.59

… Dağlarda tek, tek ateşler yanıyordu. Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlerin geleceğine inanıyordu… …Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı. Nazım HİKMET Kuvayi Milliye Destanından.   31 Temmuz 1938 Günü. Durum kötüleşiyordu. 1 Temmuz günü önce Dr. Eppinger İstanbul’a geldi ve diğer meslektaşını beklemeden hemen Atatürk’ü muayene etti. İlk tepkisi, kötü…

Cumhuriyet Varsa, Türkiye Var.

28 Ekim Günüydü Savaştan yeni çıkmış millet, yeni imzalanmış barış antlaşmaları, askeri liderlerin sürekli yaptıkları toplantılar.. Türk Kurtuluş Savaşı sırasında kurulan Büyük Millet Meclisi’nde 25 Ekim 1923 günü gelişen bir kabine bunalımı, Büyük Millet Meclisi’nde çalışma güçlüğünü ortaya çıkardı. Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması’nın ardından TBMM’de en çok tartışılan konulardan biri, yeni devletin niteliği sorunuydu. Hükümetinin dayandığı prensipler demokratikti ama bir taraftan da adı “Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti” idi. Kendisi bir hükümet olan TBMM’nin ayrı bir hükümeti ve bu hükümeti yönetecek bir başbakanının bulunmaması, meclis içinden bakanların seçiminde adayların gerekli…

Anıtkabir Özel Defteri Çok Özel Bir Proje ile İnternet Ortamına Taşındı

Anıtkabir Özel Defteri Anıtkabir Özel Defteri yeni bir proje ile internet ortamında halka açıldı. Aşağıdaki linkten sizde deftere katkıda bulunabilirsiniz. Sitedeki açıklama ise şöyle: Atatürk’ün Ebedi İstirahatgahı Anıtkabir’de bulunan Anıtkabir Özel Defteri çok özel bir proje ile halka açılıyor. Bir çok kişinin merak ettiği, okumak için araştırmalar yaptığı, bu özel defter artık bir tık kadar yakınınızda… Atatürk’ün ölümünün 70’nci yılında böyle bir projeyi halkımızla paylaşmaktan büyük gurur duyuyoruz. Ulu Önder Atatürk’ün huzurunda bulunan defteri internet ortamında oluşturduğumuz bu proje ile paylaşırken, sizlerin de öneri ve desteklerinizi bekliyoruz. Siz ne yapabilirsiniz?…

Feodolite Nedir ?

Feodolite

Feodolite veya Derebeylik Sistemi Feodolite, diğer bir adıyla derebeylik sistemi, Orta Çağ Avrupa’sında siyasal ve sosyal yapıya egemen olan yönetim şeklidir. Anlam olarak toprağın mülkiyetini elinde bulunduran senyörler ile toprak kölelerinin oluşturduğu idari düzendir. Temeli eşitsizliğe dayanır. Bu yönetim şeklinin hakim olduğu bir ülkede, devletçikler iç işlerinde bağımsız hareket eden küçük siyasal yapılardan oluşmaktadır. Bu yüzden de güçlü bir siyasal yapının olmayışı feodal devletlerin parçalanmasını kolaylaştırmıştır. Ortaya Çıkışı Sebepleri Verdün Antlaşması’yla parçalanan Frank imparatorluğu, IX. ve X. asırlarda Normanların, Macarların ve Müslüman Arapların istilasına uğradı. Ülkede istikrar ve güven bozuldu.…

Kerbela Olayı

Kerbela Olayı Kerbela Olayı, 680’de, bugünkü Irak sınırları içindeki Kerbelâ şehrinde, Muhammed’in torunu Hüseyin bin Ali’ye bağlı küçük bir birlik ile Emevi halifesi I. Yezid’in ordusu arasında cereyan etmiştir. Muhammed’in kızı Fatıma’nın Muhammed’in kuzeni Ali’den olma oğlu İmam Hüseyin’in ölümü, Şiilerce her sene Aşûre Günü’nde yâd edilir. Sünnîler ise İslam’da matem yapılmaması kaidesine uyarak bu günleri ibadet yaparak ve Mevlid okutarak geçirirler. Olaydan önce baş gösteren ilk fitneden başlayalım. Osman’ın 656 yılında asiler tarafından öldürülmesinden sonra Ali halife olarak başa geçti. Bunun üzerine Osman’ın amcasının oğlu Muaviye ile Talha, Zübeyr, Aişe…

Dört Halife Dönemi | Ali

Ali Dönemi Ali bin Ebu Talib, İslam devletinin 656 – 661 yılları arasındaki halifesidir. Bin Ebu Talib diyoruz, çünkü kendisi İslam peygamberi Muhammed’in amcası Ebu Talib’in oğludur. Sunni inancına göre dört halife sonuncusu, Şii inancına göre imamların ilki ve Muhammed’in gerçek varisidir. Zaten Şii ve Sünni İslam arasındaki farklılaşmanın ana nedeni Muhammed’in gerçek vârisinin kim olduğu konusundaki görüş farklılığından ileri gelmektedir. Üçüncü Hâlife Osman ibn-i Affân âsiler tarafından öldürülünce, halk Ali’ye biat ederek onu hilafete seçti. Osman taraftarlarının bir kısmı onun katilini bulana kadar onu hâlife olarak kabul etmeyeceklerini söylediler ve…

Dört Halife Dönemi | Osman

Osman - Cami

Osman bin Affan Osman bin Affan dört halife döneminin üçüncüsü ve en uzun süre halifelik yapanıdır. 644 yılında 656 yılına kadar yapmıştır. Aynı zamanda İslam peygamberi Muhammed’in damadıdır. İlk Muhammed’in Rukiyye kızıyla evlenmiş, Rukiyye’nin vefat etmesiyle peygamberin diğer kızı Ümmü Gülsüm ile evlenmiştir. Halife olduğu dönemde İslam devletinin sınırları genişlemiş ve ilk İslam donanması kurulmuştur. Birçok ekonomik reform gerçekleştirilmiştir. Ayrıca ilk İslamî paralar da onun zamanında basılmıştır; bunlar üzerine Bismillah lâfzı (sözü) basılmış İran dirhemleri idi. Ayrıca Kabe ve Mescid-i Mesnevi de onun zamanında genişletilmiştir. Halifeliğinin ilk altı yılında İran’ın fethi tamamlandı, Trablusgarp ve Tunus feth edildi. Kafkaslar’a…

Dört Halife Dönemi | Ömer

Ömer

Ömer Dönemi (634 – 644) Dört halife döneminin Sunni inancına göre ikinci halifesi Hazreti Ömer’dir. Sunni inancına göre dedik, çünkü Şia’lar Ömer bin Hattab’ın halifeliğini tanımaz. Cesareti ve adaleti ile tanınır. Bu dönemde Bizans ile Yarmuk, Halep, Ecnadin, Demirköprü, Dathin, Firaz ve Qarteen muharebeleri yapıldı. Irak’ın tamamı ve İran’ın büyük bir kısmı fethedildi. Bu dönemde hilafet çok güçlendi çünkü çok adaletli bir hükümdarlık mevcuttu. Devlet memurları ve valiler her zaman kontrol edilir, mevkiler en iyi şekilde bölüştürüldü. Kendisi ise çok fakirdi, buradaki kaynağa göre aylık geliri sadece 16 – 20 dirhemdi.…

Dört Halife Dönemi | Ebubekir

ebubekir

Ebubekir Dönemi Yaşanan Gelişmeler Peygamberin ölümünden sonra İslam Devleti’nin başına birilerinin geçmesi gerekiyordu ve verilen kararlarla halifeler devlet başlarına geçti. Peki bu ilk dört halife kimdir ? İlk halife olan Hz. Ebubekir’den başlayalım. İlk halife İslam Peygamberi Muhammed’in kayınpederi olan Ebu Bekir’dir. Şii kaynaklarına göre Fatıma Ebu Bekir’in halifeliği konusunda Ömer ile aralarında geçen tartışma sonucu ölmüştür. Ebu Bekir başa geçtikten sonra, İslam’ın kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim kitap haline getirilmiştir. Sebebi Yemame Savaşında hafızların bir bir öldürülmesidir. Böylece Kuran ayetlerinin değişmeden günümüze kadar ulaşması sağlanması amaçlanmıştır. İslamiyet’ten dönenler (Ridde hareketi) ve sahte peygamberlik iddia edenlerle mücadele edilmiştir. Ecnadeyn…

Hudeybiye Antlaşması

Hudeybiye

Hudeybiye Barış Antlaşması Medine’de bulunan Müslümanlar, Mekke’ye gidip hem akrabalarını ziyaret etmek, hem de hac yapmak istediler fakat Mekkeliler Hz. Muhammed’in şehri alacağından şüphelenip bu topluluğu Mekke’ye sokmak istemediler. Bu gerginliğin sonucunda Medineli Müslümanlar ve Mekkeli Müşrikler Hudeybiye Barışı imzalandı. Antlaşmaya göre Hac ziyareti ertesi yıl yapılacaktı, Müslümanlığı kabul eden Mekkeliler Mekke’ye kabul edilmeyecek, Müslümanlıktan vazgeçerlerse Mekke’ye kabul edileceklerdi, on yıl süreyle iki taraf arasında savaş yapılmayacaktı. Barışın önemleri ise şunlardı; Mekkeliler, Müslümanları ilk kez hukuken tanımışlardı, Kureyşliler arasında İslamiyet hızla yayılmıştı, -Hz. Muhammed haccı ertesi yıl yapmaya karar vermişti. Mekke’de müslümanlar çoğalmaya başladı.…

Hendek Savaşı

Hendek Savaşı Hendek Savaşı, İslam tarihinde gerçekleşmiş olan ve tarihte Müslümanlar ile Kureyşlilerin yapmış olduğu üçüncü savaştır. Müslümanların Bedir savaşında sonra Mekkeli Kureyşlilere karşı kazanmış olduğu ikinci savaş olma özelliğine sahiptir. Miladi Takvime göre 31 Mart 625 yılında yapılmıştır. İsmini şehrin çevresine kazılan savunma hendeklerinden almıştır. Mekkeli müşriklerin Uhud savaşında tam anlamıyla bir zafer kazanamamaları ve Müslümanların bazı kervan yollarını ele geçirmeleri savaşın sebebi olarak gösteriliyor. Komutalar önceki savaşlarda da olduğu gibi Müslümanlarda Hz Muhammed, Kureyşlilerde Ebu Süfyan. Mekkeli müşrikler kendi kabilleri ile birlikte başka kabilelerden de paralı askerler almışlardır. Aynı zamanda…

Uhud Savaşı

Uhud Savaşı Uhud savaşı, İslam tarihinde gerçekleşmiş olan ve tarihte Müslümanlar ile Mekkeli Kureyşlilerin yapmış olduğu ikinci savaş olmakla birlikte aynı zamanda Müslümanların ilk kaybettiği savaş olma özelliğine sahiptir. Uhud Savaşı Miladi Takvime göre 23 Mart 625 yılında yapılmıştır. Savaşın yapıldığı yer Medine’ye yaklaşık olarak 8-9 kilometre bir uzaklıkta bulunan Uhud dağı civarıdır. Uhud dağından dolayı bu ismi almıştır.   Sebepleri Savaşın temel sebebi bu savaştan yaklaşık olarak 1 yıl önce yapılan ve Müslümanların kazanmış olduğu Bedir savaşının intikamının alınmasıdır. Bununla birlikte Müslümanların güçlenmesini ve yükselişini önlemek amacı güdülmüştür. Müslümanlar yaklaşık…

Bedir Savaşı

Bedir Savaşı

Bedir SavaşıBedir savaşı, sayıca çok küçük iki ordu arasında olmasına karşın, sadece İslam tarihi açısından değil tüm dünya tarihindeki en öenmli savaşladan biridir. 315 kişiden oluşan İslam ordusu eğer bu savaşta yenilmiş olsaydı belkide bugün yüz milyonlarca inananı bulunan İslam dini olmayacaktı. Hicri 2. senenin Ramazan ayında, Hz. Peygamber, Ebu Süfyan başkanlığında bir Mekke ticaret kervanının Şam bölgesine geçip, yakında dönmek üzere olduğunu haber alınca yanına 300 kadar askerini alarak Mekke-Şam yoluna doğru hareket etti. Savaşa henüz izin verilmediği dönemlerde Mekkeli müşrikler müslümanlara saldırılarına devam ediyorlardı. Fakat hicretin altıncı ayından…

Hünkar Beğendi’nin Hikayesi

Hünkar Beğendi

Hünkar Beğendi’nin Hikayesi Konstantiniyye, çocukların uyuduğu, kuşlarınsa güneşin doğuşuyla şakımaya başladığı bir güne uyandı. Simitçi, sopasına simitlerini takmış, Cağaloğlu yokuşundan aşağı evlere seslenerek salınırken, imparatorluk, tüm ihtişamıyla yüzyıllardır olduğu gibi şehrin siluetini selamlıyordu. Amma velakin dönemin padişahı Abdülaziz, sarayda değildi, hatta Konstantiniyye’de bile değildi. Alışılmamış bir hal. Çünkü imparatorlukta padişah tahtında değilse seferde demekti. Ancak bu kez padişah seferde değildi. Üçüncü Napoleon ve eşi imparatoriçe Eugenie, uluslararası bir sergi için davet ettikleri Osmanlı İmparatoru Sultan Abdülâziz’i Paris’te ağırlıyorlardı. Bu önemli bir ziyaretti çünkü Sultan Abdülâziz, sefer dışında sırf ziyaret için…

İslam Peygamberi Muhammed

Muhammed Mustafa

İslam Peygamberi Muhammed Kimdir ? İslam dininin merkezindeki kişidir. Arabistan’ın tamamını ele geçirerek Müslüman hakimiyetindeki tek bir yönetim altında birleştirmiş ve böylece Kuran’ın yanı sıra öğretileri ile uygulamalarını güvence altına alarak İslami dini inancın temelini oluşturmuştur. Muhammed’in Müslümanlar tarafından son peygamber olduğuna inanılır. 570 veya 571’de Arap şehri Mekke’de doğmuştur. Hayatının ilk yıllarında hem öksüz hem yetim kalınca amcası Ebu Talip’in koruması altında büyüdü. Kırk yaşında, düzenli olarak bazı geceler inzivaya çekildiği Hira mağarasındayken melek Cebrail’in kendisine gelerek Allah’ın ilk vahyini ilettiğini duyurdu. Aldığını iddia ettiği vahiylerle birlikte üç yıl sonra, insanları İslam dinine davet…

İslam Dininin Doğuşu

İslam Öncesi Tarih ve İslam öncesi devirlerde insanlar, kendilerinden üstün saydıkları bazı hayvan veya putlara tapıyorlardı. Bu varlıklara kendi canlarını bile adak olarak verebiliyorlardı. İslam inancına göre Allah, insanları bu kötü durumdan kurtarıp, doğru yolda olmalarını sağlamak için peygamberler aracılığıyla dinleri gönderdi. Tek tanrılı dinlerin sonuncusu olan İslamiyet, Tanrı’nın elçisi (resul) olarak anılan Hz. Muhammed tarafından insanlara bildirilmiştir. İslam dininin ilkeleri Tanrı’nın meleklerinden Cebrail aracılığıyla indirilen kutsal kitap Kuran’da belirlenmiştir. Bu inancın temelini amentü (inandım) olarak da bilinen altı ilke oluşturur. Bunlar bir tek Tanrı olduğuna, meleklerine, gönderdiği kitaplara (Tevrat,…

Tepede Atam İzindeyiz ve Hayır Yazısı | Yakapınar Köyü

Yakapınar Köyü Hayır Diyor AKP’li eski Bayındır Belediye Başkanı Mehmet Kertiş’i “Gezi” pankartıyla karşılayıp gündem olan İzmir’in Yakapınar Köyü sakinleri bu kez referandum için “hayır” dedi. İzmir’in Yakapınar köylüleri, başkanlık referandumuna karşı kararını, köyün tepesinde yer alan “Atam izindeyiz” yazısının altına devasa bir “hayır” yazarak açıkladı. İzmir’in Yakapınar köylüleri, 2014’teki belediye seçimlerinde AKP’li eski Başkan’a yaptıkları karşılamayla gündeme gelmişti. Köylüler, AKP’li eski Bayındır Belediye Başkanı Mehmet Kertiş’i Gezi eylemleri sırasında hayatlarını kaybedenlerin fotoğraflarının yer aldığı “Gezi’ye hoş geldiniz. Hesabını soracağız” ve “Hırsızlar ve ayakkabı kutusu dolduranların girmesi yasaktır” pankartlarıyla karşılamıştı.…

“Bu Tabloyu Kimseye Göstermeyin !” | Mustafa Kemal ile Bir Ressam

Mustafa Kemal ile Bir Ressam Yıllar sonra bir ressam, Mustafa Kemal’e Sakarya Savaşı’nı gösteren bir tablo hediye etti. Kendisi, ön planda yağız bir savaş hayvanına binmiş olarak görünüyordu. Ressam, tebrik beklerken, birdenbire Paşa’nın; -“Bu tabloyu kimseye göstermeyin!” demesi üzerine şaşırıp kaldı. Kimse ne söyleyeceğini bilemiyordu. Gazi açıkladı: -“Savaşa katılmış olan herkes bilir ki, hayvanlarımız bir deri, bir kemikten ibaretti, bizim de onlardan arta kalır yanımız yoktu. Hepimiz iskelet halindeydik. Atları da, savaşçıları da böyle güçlü kuvvetli göstermekle Sakarya’nın değerini küçültmüş oluyorsunuz dostum.” Kaynak: Behçet Kemal Çağlar, Atatürk Denizinden Damlalar. Tablo:…

İslamiyet’ten Önce Arap Yarımadası | Cahiliye Dönemi

İslamiyet'ten Önce

İslamiyet’in Doğduğu Yer : Arap Yarımadası Arap Yarımadası, yani Mekke ve Medine’nin bulunduğu yer, Hz. Peygamber’e İslam dininin ilk indiği ve ilk yayılmaya başladığı yerdir. Bu bölgenin en önemli bölgeleri Hicaz, Yemen ve Necid’di. Bu yarımada, tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlıyordu. Mekke ve Medine taraflarından ticaret yollarının geçmesiyle birlikte ise ekonomik olarak bu yörelerin iyi olduğunun göstergesiydi. İslamiyet’ten Önce Arabistan’da İslam öncesinde yıldızlara, güneşlere tapan insanlar, putperestler, Hristiyanlar, Museviler ve Hz. İbrahim’in dinine mensup Hanifler bulunuyordu. Bu yarımadada yaşayanların yaşayış şekilleri kabile biçimindeydi. Her kabilenin başında şeyh adı verilen…

Halifelik Nedir ?

Peygamber’in yerine geçen, İslam dininin başkanına verilen addır. Peygamber’den sonra, seçim yolu ile Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali halife oldu. Onlardan sonra da 661’den 750’ye kadar Şam’ı başkent edinen Emeviler (14 halife), 1258’e kadar da Bağdat’ı başkent yapan Abbasiler (37 halife) bu sıfatı taşıdılar. Halifeler aynı zamanda X. yüzyıla kadar tek İslam imparatorluğunun hükümdarları iken bu yüzyılda birtakım devletler imparatorluktan ayrıldı. Halife’yi ancak dini başkan olarak tanımakta devam ettiler. Moğollar Bağdat’ı alınca Halifelik devleti de ortadan kalktı. Abbas Oğulları, Kahire’de 1517’ye kadar (17 halife) İslam’ın dini başkanı sıfatını taşıdılarsa da…

Türk – İslam Tarihi Kronolojisi

Türk - İslam Tarihi Kronolojisi

Türk – İslam Tarihi Türk – İslam Tarihi, bilindiği gibi çok dolu bir tarihtir. Bu yüzden bu doluluğu özetleyip kısaltarak bir Türk – İslam Tarihi kronolojisi açma gereği duydum. İyi okumalar. Milattan Önce 220:  Büyük Hun Devleti’nin kuruluşu. 214:  Çin Seddi’nin yapımının tamamlanması. 209:  Mete’nin Hun Devleti’nin başına geçmesi. 174:  Mete’nin vefatı.  60:   İpek Yolu’nun Çin denetimine girmesi.  58:  Hun İmparatorluğu’nun Doğu ve Batı Hunları olarak ikiye ayrılması.  36:  Batı Hun Devleti’nin yıkılması.  18:  Doğu Hunlarının yeniden güçlenmeleri ve bağımsızlıklarını kazanması.   0:   Hz. İsa’nın doğumu ve miladi…

Köy Enstitüleri Kapatıldı, Çünkü..

Köy Enstitüleri Kapatıldı, Çünkü..

Köy Enstitüleri Türk icadıdır. Köy Enstitülerinde her şeyi yaparak ve yaşayarak öğrenmek ilkesi egemendi. Tebeşirden domatese hepsini kendimiz yapıyorduk. Sonra onları satıp mesela mandolin alıyorduk. Mesela Dicle Köy Enstitüsü’nün 105 mandolini vardı. Bir çalgı aleti çalmak zorunlu değildi ancak köylüyü kazanmak için de önemliydi. Bir düğün veya dernekte benzeri çalgı aleti çalmak önemliydi. Yoksa köylü kapalıdır. (Köy Enstitüsü mezunu Osman Şahin ile 7 Haziran 2011 tarihinde yapılan görüşmeden) Kapatıldı çünkü, halk cahil olsun istendi. Okuduğum okul Ortaklar Köy Enstitüsü’ne (şimdi ki adı Ortaklar Fen Lisesi) ithafen.. Köy Enstitüleri’nde İlk Gün…

Endülüs Emevileri

Endülüs Emevileri

Endülüs Emevileri Endülüs Emevileri, İspanyada egemen olan İslam hanedanıdır. 756 ile 1031 yılları arasında hüküm sürmüşlerdir. Emevi Halifesi Velid bin Abdülmelik döneminde Tarık bin Ziyat 711’de Cebelitarık Boğazı’ndan İspanya’ya geçti. Vizigotları İber Yarımadası’nın kuzeydeki en uzak noktasına, Cantabrica Dağları’na sürdüler. Pireneleri geçerek Galya içlerine kadar ilerlediler. Bu ilerlemeleri 732’de Charles Martel durdurdu. Endülüs 756’ya kadar Emevi valilerince yönetilirken, Abbasi baskısından kaçıp kurtulan Halife Hişam bin Abdülmelik’in torunu Abdurrahman bin Muaviye, Eylül 755′ te Endülüs’e geçti, daha önce Emevi Hanedanı’ nın hizmetinde bulunan komutanlar Abdurrahman’ın çevresinde toplandılar. Abbasilerin İspanya valisi Yusuf…

Abbasiler

Abbasiler

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) vefatından (632) sonra, İslam dünyasını Hulefa-i Raşidin ve ardından da Emeviler (661-750) yönetti. Emeviler, Hz. Ali’nin öldürülmesiyle yönetimi ele geçirmişlerdi. Emevilerin iktidardan düşüşleri de aynı biçimde kanlı oldu. Hz. Peygamberin (s.a.v.) amcası Abbas Bin Abdülmuttalip’in soyundan gelen Abbasiler, Emevi yönetimine karşı ayaklanarak 750’de halifeliği ve iktidarı ele geçirdiler. Bu tarihten başlayarak Abbasiler 1258’e kadar İslam dünyasının büyük bölümüne hâkim oldular. Abbasiler’in ilk halifesi Ebu’l-Abbas’tır. Oğlu Mansur 754’te onun yerine geçti. Bu iki halife döneminde orduda Türk ve İran kökenliler önemli görevler üstlendiler. Halife Mansur, 762’de Bağdat’ı imar…

Emeviler Devri

Emeviler Sınırları

Hz. Ali’nin şehit edilmesinden sonra Irak ve çevresindeki halk Hz. Hasan’ı halife seçmişlerdir. Suriye ve Mısır halkı ise halife olarak Muaviye’yi seçmişlerdir. Muaviye’nin büyük bir ordu ile Irak’a doğru ilerlemesi üzerine Hz. Hasan Müslüman kanının dökülmesinden endişe ettiğinden dolayı halifelikten bazı şartlar koşulu ile vazgeçmiştir. Buna göre Hz. Hasan Muaviye’den sonra halkın istediği kişinin halife seçilmesini istemiştir. Hz. Hasan’ın halifelikten çekilmesinin üzerine de, Emeviler merkezi Şam olmak üzere Muaviye tarafından 661 yılında kurulmuştur. Muaviye ölmeden önce oğlu Yezid’i halife seçmiştir. Böylece halifelik bu dönemle birlikte saltanat haline gelmeye başlamıştır. Emeviler…

Atlı Göçebe Kültürü

Atlı göçebe

Atlı Göçebe Kültürü   Türklerin tarihteki en büyük başarılarından biri, hiç şüphesiz onların, içinde yaşadıkları çevreye ve iklime uygun bir hayat tarzını gerçekleştirmiş olmalarıdır. Bu Atlı Göçebe olayıdır ve size bunu açıklayacağım. Bu, “ Atlı Göçebe ” veya “konar-göçer” hayat tarzıdır. Atlı göçebe kültürü eski Türk topluluklarında ekonomi hayvancılığa dayanıyordu. Başka bir ifade ile, eski Türk toplulukları üretici idiler. Devlet fikri pek erken çağlarda doğmuş ve gelişmiştir. Onlarda son derece kuvvetli millet ve vatan fikri de vardı. Özellikle, siyasî bir teşekkül haline geldikleri zaman, millet ve vatan bilinci daha kuvvetli oluyordu. Hayvanları…

Türklerin İslamiyet’e Geçişi

Türkler ve İslamiyet

Türklerin İslamiyet’e Geçişi İslamiyet ‘in doğduğu dönemde, Çin saldırıları sonucu birliğini kaybeden Göktürk Devleti yerine birçok yeni Türk devleti kurulmuştu. Yeni kurulan devletlerin bir çoğu Gök Tanrı, Manihaizm ve Budizm gibi dinleri benimsemişti. Türkler, 642 yılında Nihavent Savaşı’ndan sonra ilk kez Müslüman Araplarla karşı karşıya geldiler ve bu zamandan itibaren İslamiyet’le ilgili bilgi edinmeye başladılar. Türklerin Araplarla karşılaşmalarıyla birlikte İslam dinine giriş süreci de başladı. Ancak İslam, Türklerin tamamına aynı zamanda tebliğ edilmedi. Bu sebeple Türklerin bir kısmı İslam’la muhatap olurken diğer bazı Türk toplulukları, böyle bir dinden uzun bir…

Türklerde Eski Tanrı İnançları | Budizm

Budizm

Budizm Dünyada İslamı kabul eden topluluklar içerisinden bazıları güçlü bir Budizm dinini benimsemiş geçmişe sahiptir. Bunlar Türkler, Afganlar, Pakistanlılar, Endonezyalılar ve Malay’lardır. Türki Şahlar Budizm’i kabul eden en erken Türk topluluğu Türkî Şahlardı. Kuzeybatı Hindistan’da 3. yüzyılın ortalarından dördüncü yüzyılın başına kadar hüküm sürdüler. Daha sonra batıya yol alarak bugünkü modern Afganistan’ın merkezine, oradan da beşinci yüzyılın ortalarında Kuzey ve Orta Pakistan’a doğru yerleştiler. Hem Hinayana hem de Mahayana’nın karışımı olan bir Budizm anlayışını korudular. Geç VIII. ve IX. yüzyıllar boyunca, Türkî Şahlar Tibet İmparatorluğu’nun vassalı ve müttefikleri haline gelerek…

Türklerde Eski Tanrı İnançları | Maniheizm

Maniheizm

Maniheizm’de Tanrı’ya yer yoktur. “ Maniheizm’de Tanrı’ya yer yoktur. Aksine Aydınlık ve öfkeli Karanlık gibi iki unsur Tanrı’nın yerini almaktadır. Karanlık kendi halinde maddi bir şey değildir ancak bir kere onun kümeleri aydınlığın bölgesine girmiş ve onu istila etmeye girişmiştir. İlk insan ona karşı çıkınca, kümeler onun parlak vücudunu ele geçirip, parçalayarak işkence etmişlerdir. İşte karanlığın içinde bulunan bu ışık kümeleri maddi dünyada da vardır ve Maniheistler’in amacı bu esir ışık kümelerini maddenin gözlerinden kurtarmaktır. Bu amaca ölümle değil –çünkü Maniheistler reenkarnasyona inanırlar- hayattan, bedenden, maddeden ve bu cümleden sanattan…

Türklerde Eski Tanrı İnançları | Şamanizm

Şaman Türk

Şamanizm Şamanizm en eski inanç sistemidir. Türklerin, Moğolların ve Asya göçebelerinin eski dinidir. İnançlarına göre bir yanda gökyüzünü mesken tutmuş iyilik Tanrıları, bir yanda yeraltının karanlığına gömülmüş kötülük Tanrılarının ve ağaçta, taşta, dağda, suda, ateşte, ayda, güneşte uyuyan ruhların varlığına inanırlar. Şamanlar, bu Tanrı ve ruhlarla insanlar arasında aracılık yapan kişilerdir. Eski Türklerde iyi ruh “Ülgen“, kötü ruh “Erlik” diye adlandırılmıştır. “Ülgen” aynı zamanda iyi ruhların başında bulunan, onlara emir veren bir Tanrıdır. Tanrı ve en büyük semavi ruh, semanın en üst tabakasında bulunan insan şeklinde bir varlık olarak tasavvur…

Latin Alfabesi

Latin alfabesi ve Atatürk

Şu anda Türkçe’de kullandığımız dildir. Açıklamaya gerek duymuyorum çünkü bu yazıyı zaten Latin Alfabesi ile yazıyorum 🙂 Latin Alfabesi Tarihi Latin alfabesi, M.Ö. 7. yüzyılda Yunan Alfabesi üzerinde bazı değişikliklerin yapılması ile meydana gelmiştir. Ayrıca bu alfabeye Roma alfabesi de denilmektedir. Harflerin büyük çoğunluğu Latin alfabesindeki ortak seslerdir.  Latince İlk çağda İtalya yarımadasında, Roma’nın içinde bulunduğu Latium bölgesinde konuşuldu ve daha sonra Roma İmparatorluğunun resmi dili oldu. Dolayısıyla oluşturulan alfabe de Latin Alfabesi veya Roma alfabesi olarak anıldı. Latince Yunanca ile birlikte ilkçağın başlıca kültür ve uygarlık dillerini oluşturmuşlardır. Yerel dillerin yanında…

Arap Alfabesi

Arap Alfabesi

Arap alfabesi, Latin alfabesinin dışında dünyada yazı dili olarak benimsenmiş ve kullanılmış olan yazı sistemidir. İslam dinini benimsemiş olan ülkelerde kullanılmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu da bu alfabeyi kullanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ise 1928 yılında Latin alfabesine geçiş yapmıştır. Geçmesi mantıklı olmuş çünkü arap alfabesinin yazımı aşırı zordu, ayrıca yazılışı ve okunuşu farklıydı. Bu yüzden de tahmin edilebileceği üzere Osmanlı’nın okuma – yazma düzeyi düşüktü. Arap alfabesi tarihsel gelişimi nasıldır? Bu alfabenin MS. 2. ve 4. yüzyıllar arasında Nebati yazısından geliştiği bilinmektedir. Günümüze ulaşmış olan en eski yazı örnekleri MS. 6. yüzyıla aittir. Alfabe…

Uygur Alfabesi

Uygur Alfabesi

Uygur alfabesi, adından da anlaşılacağı gibi Uygur Türkleri’nin oluşturduğu bir alfabedir. Bu alfabe ile kütüphaneler dolusu edebiyat, sanat, din ve hukuk konularında kitaplar yazılmıştır. Uygur Türkleri Çin, Hint ve İran kültürlerinin etkisinde kalmış ve çok renkli bir kültür geliştirmişlerdir. Uygur Alfabesi’ni kullanan Uygurlar, kağıt ve matbaayı ilk kullanan Türk kavmidir. Bilinen en eski metinler 9. yüzyıla aittir. Uygur alfabesi, Karahoca Uygur Krallığı’nın yıkılmasından sonra da kullanılmıştır. Türklerin müslüman olmalarından sonra Arap alfabesini almalarına rağmen Türkistan ve Kırım’daki Türk devletlerinde Uygur yazıları kullanılmaya devam etmiştir. Timur İmparatorluğu’da bu alfabeyi kullanıyordu. Ebu…

İlk Türk Alfabesi – Göktürk Alfabesi

Göktürk Alfabesi

Bu yazımızda Türklerin kullandığı bir alfabe olan Göktürk Alfabesi’ne bakacağız. Göktürk Alfabesi, Orhun Alfabesi olarak da biliniyor. Nedir bu Göktürk Alfabesi ? Göktürk Alfabesi, Türklerce kullanıldığı bilinen ilk alfabe özelliğini taşıyor. Bu alfabe kullanılarak yazılmış bir sürü yazıt bulunuyor. Tabii bir tanesi de ünlü Orhun Yazıtları – Göktürk Yazıtları’dır. Türkler, göçebe bir yaşam sürdükleri için yazıya olan ihtiyaçları geç vakitte belirmiş. Orhun alfabesi, bilindiği kadarıyla ilk olarak 6. yüzyılda kullanılmış. Çünkü Orhun alfabesinden önce, Yenisey’deki anıtlarda kullanılmış bu alfabe. Adının Orhun olmasının nedeni ise, en mükemmel biçiminin Orhun Hitabeleri’nde kullanılmış…

Anadolu Selçuklu Devleti

Malazgirt Savaşı - Anadolu Selçuklu Devleti Kuruluşu

Anadolu Selçuklu Devleti Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurulmasından bahsedecek olursak, Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun fethi için görevlendirilen komutanlardan olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından İznik’te kuruldu. (1077) İznik, bildiğiniz gibi Bizans sınırlarına yakın olduğu için Süleyman Şah, Bizans’a karşı mücadele etti. Daha sonra güneye giderek Adana ve Tarsus’u aldı. Halep kuşatması sırasında Suriye Selçuklu hükümdarı ile yaptığı mücadeleyi kaybederek vefat etti. Süleyman Şah’ın yerine oğlu I. Kılıç Arslan geçti. I. Kılıç Arslan, Bizans ile mücadelelere devam etti. Doğu Anadolu seferine çıktı. Bu sırada Haçlı ordusunun Anadolu’ ya girmesi nedeniyle geri döndü. I.…

Gazneliler

Gazneliler'in Bayrağı

Gazneliler Gazneliler, Gazne Devleti olarak  Samanoğulları’ndan Herat valisi Alp Tekin tarafından bir Türk – İslam Devleti olarak kurulmuşlardır. Hindistan’ın Pencap bölgesi ile Horasan ve Harzem’e kadar olan bölgede kurulan Türk devletidir. Alp Tekin’den sonra yerine geçen Sebük Tekin Toharistan ve Gur bölgelerini ele geçirdi. Hindistan’a seferler yaptı. İslamiyetin Hindistan, Pakistan, Afganistan’da yerleşmesine yol açtılar. Sultan Mahmut, Gaznelilere en parlak devrini yaşattı. Onun döneminde devlet büyük bir imparatorluk durumuna geldi. Farklı milletleri egemenlikleri altına alarak büyük bir imparatorluk oluşturdular. Bu nedenle Türklerde ilk Sultan ünvanını, Gazneli Mahmut almıştır. Hindistan’a seferler devam etti.…

İlk Müslüman Türk Devletleri : Tolunoğulları – İhşidiler

Tolunoğulları

Tolunoğulları (868-905) Tolunoğulları, Buharalı bir Türk olan Tolunoğlu Ahmet tarafından kurulmuştur. Abbasi halifesinin muhafız alayı komutanı olan Tolunoğlu Ahmet, Mısır’a vali tayin edildikten sonra emrindeki Türk ordusu sayesinde bağımsızlığı ilan ederek Fustat şehrini başkent yapmıştır. Tolunoğlu Ahmet, güçlü bir ordu meydana getirdi ve gelirlerini artırdı. Mısır’dan sonra Filistin, Suriye ve Irak’ın kuzeyini Tolunoğullarına bağladı. Abbasiler 905 yılında Tolunoğullarına son verdiler. Mısır’da kurulan ilk Müslüman Türk devletidir.  İhşitoğulları (935-969) Mısır’da kurulan ikinci Türk Devleti İhşitoğullarıdır. Devletin kurucusu olan Muhammed bin Toğaç 935 yılında Mısır’daki Türk askerlerine dayanarak bağımsızlığını ilan etti. Suriye…

İlk Müslüman Türk Devleti : Karahanlı Devleti

Karahanlı Devleti

Karahanlı Devleti, Uygur Devleti’nin yıkılmasından sonra Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri tarafından Türkistan’da kurulmuştur. Kurucusu Bilge Kül Kadir Han’dır. Devlet 932 yılında Satuk Buğra Han zamanında İslamiyet’i resmen kabul etmiş ve Yusuf Kadir Han döneminde de en parlak dönemini yaşamıştır. Bu nedenle Karluklar’ın kurmuş olduğu Karahanlılar, ilk müslüman Türk Devleti olarak geçerler. İlge Han zamanında Gaznelilerle birlikte Samanoğlu Devleti’ne son veren Karahanlılar, daha sonra Horasan için Gaznelilerle savaştı ancak başarılı olamadılar. Taht kavgaları sonucu Doğu Karahanlılar ve Batı Karahanlılar diye ikiye ayrıldılar (1046). Doğu Karahanlılar 1130’da Karahıtaylar; Batı Karahanlılar ise…

Kuman – Kıpçaklar

Kıpçaklar

Kıpçaklar (MS. 8 YY den itibaren görülmeye başlanmışlardır) Kıpçaklar’ın kelime kökeni olan Kıpçak, bir Türk kavmi ve bu kavmin rehberliği altında kurulan kavimler birliği­nin adıdır. Uygur vesikalarında bir şahıs adı olarak geçen bu kelime, Kaşgarlı Mahmut’un eserinde Kıvçak şeklinde geçmektedir. Kuman kelimesini açıklayacak olursak aslen Hakas-Altay Türkçesi grubunda gö­rülen bu kelimenin manası “soluk, solgun, sarımtırak”tır. Bu kelime Kaşgarlı’nın eserinde de “kırmızı ile sarı arası bir renk” olarak geçmektedir.   Kökenleri Birkaç kişi dışında bütün tarihçiler Kıpçakların bir Türk boyu olduğunda birleş­mektedirler. Kıpçaklar üzerine ilk defa geniş bir araştırma yapan bilim…

Sibir Hanlığı (Sibirler – Sabirler – Sabarlar)

Sabirler

Not: Sibirler, Sabirler, Sabarlar hepsi aynı anlama gelmektedir. Sabirler – Sabir Türkleri Önceleri Isık Gölü civarında oturuyorlardı. Avarlar’ın baskısıyla batıya göç edip Ural dağlarının güneyine yerleştiler. Vl. yüzyılda Kafkasların güneyine geçerek Bizans ve Sasanilerle ilişkiye geçtiler. Balak Han yönetiminde Anadolu’ya geçerek Kayseri, Konya ve Adana’ya kadar geldiler. (516) Avarlar’ın saldırısı sonucu (557) Göktürklerin hakimiyetine girmişlerdir. Sabirler, günümüz Sibirya’ya isimlerini vermişlerdir. Hazarlar devletini oluşturanlar sabirler olmuştur. Sabir Devleti (1490 – 1598) M. 5.-6. yüzyıllarda Batı Sibirya ile Kafkaslar’ın kuzey bölgesinde mühim tarihî rol oynadığı, çeşitli yabancı kaynaklardaki dağınık bilgilerin yardımı ile…

Ataforum.net – Artık İçerik Portalı !

Ataforum .net Artık İçerik Portalı

İnternetin her yerini artık sosyal medyalar ele geçirmiş durumda. Facebooklar, Twitterlar, Google+’lar, İnstagramlar… Bunlar varken açıkçası forum siteleri çok ilgi çekmiyor. Ataforum .net in eski sürümünde (forum sitesi halindeyken) baya mutluydum çünkü tam profesyonel forum sitesi olarak gözüküyordu. Ama biraz zaman geçmesi ve araştırmalar sonucunda baktım ki, 2000’nin başlarından beri süregelen forum siteleri dışında artık forum siteleri kullanılmaz oldu. Sosyal medya haklı olarak daha baskın düşüyor forum sitelerinden. Ataforum .net ‘in Forum Sitesi versiyonunda paylaşımı da en fazla 2 ya da 3 kişi yapıyordu. Bu nedenle bende baktım, araştırdım, arkadaşlarıma…

Kimekler

Kimekler - Eski Türk Oyunları

Kimeklerin ortaya çıkışı 650’li yıllara dayanmakla beraber, genel olarak 656 yılına bağlanmaktadır. Kimeklerin idarecisi Şad Tutık ünvanı taşıyordu. 840’ta Uygur Kağanlığı yıkılınca Eynür, Bayandur, Tatar gibi boylar Kimeklere katıldı. Bundan sonra Kimek idarecisine Baygu (Yabgu) denmeye başlandı. 10. ve 11. asırlara ait bir eserden faydalanan İdrisi bu sefer onların hükümdarını Canaq İbn Hakan el-Kimeki diye bildirmektedir. Ebu Dülef’in kaydına göre ise onlarda kamış yetişiyordu ve onunla yazıyorlardı. İrtiş ve Tarbagatay’da 9-10. asırlara ait ele geçen taş aynaların üzerinde eski Türk yazıları vardır. Kimeklerin yurtları Yukarı İrtiş boylarıdır. Kimek adının İki…

Kırgızlar

Kırgızlar

Kırgız Devleti (Kırgızlar) Kırgız Devleti, 840 yılında Ötüken ve çevresini ele geçirerek merkezi Asya’da kurulan Türk devletidir. 840 yılında Uygur Devleti’ni yıkan Kırgızlar, Uygur topraklarının büyük bir kısmını ele geçirerek, hanlık kurdular. Batıda Karahanlılar ile komşu olan Kırgız Hanlığı Batıya doğru genişleyemedi. Ötüken ve çevresini diğer bir deyişle, yönetim merkezini ve hanedanlığı ele geçirmesine rağmen Göktürk veya Uygur Devleti gibi bütün göçebe boyları konfederatif bir şekilde örgütleyip, kağanlık alameti gösteremedi. Doğu’da da Kitanlar tarafından sıkıştırıldı. Uygur Devleti’nin bir parçası olan Kırgızlar, 840 yılında Orhun bölgesine giderek Uygur hakimiyetini ortadan kaldırdılar…

Hazarlar – Bir Yahudi Türk İmparatorluğu

Hazarlar

‘Hazarlar Yahudilerle karşılıklı evlilikler yaparak Yahudi ve Türk dünyalarının bir sentezini yaratmışlardı.’ HAZARLARIN KÖKENİ Yahudi Hazar Kralı Joseph, Endülüslü Hasdai’ye yazdığı mektupta, Hazarlar’ın Yafet’in torunu ve tüm Türkler’in atası kabul edilen Togarma’nın yedinci oğlu Kozar’ın soyundan geldiklerini anlatıyordu. Bazı Yahudi yazarlar Hazarlar’ın soyunun Şim’on ve Yuda yahut Menaşe ve Efraim kabilelerinden geldiğini iddia ederler. Yafet’in oğlu Magog’la da bağ kuranlar mevcuttur. Talmud’a göreyse Magog Ak Hunlar’dır. Beşinci yüzyılda Hun egemenliğinde yaşayan Türki Oghurlar (Ogur, Oğur) Kafkaslar ve Karadeniz’in kuzeyine yerleştiler. 570’lerde bölgede Batı Göktürkler egemenliginde ilk kez Hazarlar ortaya çıktılar.…

Karluk Devleti

Karluk Devleti Bayrağı

Karluklar, 766 – 1215 yılları arasında, Orta Asya’da varlığını sürdüren Türk boylarındandır. Onoklar soyundan gelen Karluklar Türgiş Devleti’ni bertaraf ederek Batı Türkistan’da devlet kurdular. Karluklar Talas Savaşı’na kadar Karluk Devleti olarak devam etti. Daha sonra Karahanlılara dönüştü. Divân-ı Lügati’t-Türk’te Karluk, Göçebe Türklerden bir bölük adıdır. Oğuzlardan ayrıdırlar. Oğuzlar gibi Türkmendirler. Karluk Devleti’nin merkezi Balasagun idi. Karluklar bir süre Göktürk Devleti’ne bağlı olarak varlıklarını sürdürdüler. Göktürklerin dağılmasının ardından Çin’e direndiler ve kendi devletlerini kurdular. Türkçe karlık (kar yığını) manasında olan Karluklar 5 yy da Kara irtiş ve tarbağatay bölgesinde yaşamışlardır. Bağımsız…

Türgişler

Türgişler Temsili Resim

Türgişler, On-Okların doğu koluna mensupturlar. Göktürklerin 630 yılında yıkılması üzerine Bala Tarkan tarafından kuruldu. Gök Türklerin yıkılmasıyla dağınık halde yaşayan Türkler’i bir araya toplamışlardır. Bala Tarkan; kendi adına ilk parayı basan Türgiş hükümdarıdır. Bu paralarda Çin ve Arap tesirleri gözükmektedir. Türgiş Devleti 737 yılında zayıflamaya ve sonra da Sarı ve Kara olmak üzere  ikiye ayrıldılar. 766 yılında Karluklar tarafından yıkılmışlardır. Türgişler’in kendilerine has bazı özellikleri vardır. · İlk defa kendine özgü bir parayı basan devlettir. Bu para delikli olup Çin ve Arap etkisi görülmektedir. · Göktürklerin yıkılmasıyla dağınık halde yaşayan…

Çin Kaynaklarında Oğuzlar

Oğuz boyu

İlteriş Kagan olduktan sonra güneyde Çinlileri, doğuda Kıtanları, kuzeyde ise Oğuzları pek çok öldürmüştü [411]. Daha sonra ise İlteriş’e karşı kurulan Kıtan, Çin, Dokuz Oğuz ittifakına diğer Oğuzlar’ın da katıldığı anlaşılıyor [412]. Herhalde bütün Oğuzlar Karakum’da oturan Kutlug ile Tonyukuk’un üzerine yürüyeceklerdi. Neticede Tonyukuk, Kutlug’dan ”orduyu gönlünce sevk et” talimatını aldıktan sonra Kök Öng Irmağını geçmiş, Ötüken Dağlarına doğru ordu sevk etmişti. İngek Gölü ile Tola Irmağından Oğuzlar saldırıya geçtiler. İki bin kişilik Gök-Türk ordusu altı bin kişilik Oğuz ordusunu yendi ve bundan sonra Oğuzların hepsi gelip, II. Gök-Türk Devletine…

Kimmerler

Kimmerler'den Conan

Kimmerler Kimlerdir ? MÖ 14 ve MÖ 10’uncu yüzyıllardan MÖ 8’inci yüzyılın ilk yarısına kadar İdil Nehri’inden Karadeniz’in kuzeyine doğru yayılan geniş bir alanda Kimmerya’da yaşamış savaşçı bir ulustur. Korkusuz ve cesur savaşçılar olarak ün salmışlardır. Savaşçı bir toplum olmaları gerekçesiyle kılıç kullanmada, ok atmada ve balta kullanmada ustaydılar. Kimmerya, MÖ 8’inci yüzyılın ortalarında İskitler’in (Sakalar) eline geçince, yerlerinden olan Kimmerler büyük kafileler halinde güneye inerek Kafkaslar’daki Demir Kapı ve Derbent geçitlerini aşarak Doğu Anadolu’ya girdiler. At üzerinde savaşan Sakalar, yaya olarak savaşan Kimmerlere karşı üstünlük sağlamışlardı. MÖ 714’te Urartu…

Büyük Selçuklu Devleti

Büyük Selçuklu Devleti

Büyük Selçuklu Devleti, Horasan bölgesinde Tuğrul Bey tarafından kurulmuştur. Selçuklular, Oğuzların Üçok kolunun Kınık boyundandır. Büyük Selçuklu Devleti’ne de adını, bu boydan olan Selçuk Bey verdi. Selçuk Bey, Oğuzlar Devleti’nde subaşı iken, Oğuz Devleti’nin hükümdarı ile arasında çıkan anlaşmazlık yüzünden kendisine bağlı ordularla güneye inerek Seyhun ırmağı yakınlarındaki Cent şehrine yerleşti (930-935). Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarları Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarları sırasıyla Selçuk Bey, Arslan Yabgu, Tuğrul ve Çağrı Beyler, Alp Arslan , Melikşah ve Sultan Sencer’dir. Sultan Sencer’in ölümüyle Büyük Selçuklu Devleti yıkılarak yerine, Suriye Selçukluları, Horasan Selçukluları, Kirman Selçukluları, Irak…

Avarlar

Avarlar - Bayrak

Avarlar Kimlerdir ? Hunların Orta Asya’daki hakimiyetleri son bulduktan sonra Çin kaynaklarında Juan-Juan diye adlandırılan kavmin siyasi varlığı görülür. Bu devlet (Avarlar) Yukarı Asya bölümüne (İrtişlen, Kore’ye kadar) yayılmış ve başkentlerini daha sonra Orhun kıyılarına nakletmişlerdir. Orta Asya hakimiyeti Gök Türklere geçince batıya göçen Avarlar, burada doğuya doğru hareket halinde olan Avrupa Hunlarını ve Kuzey Kafkasya kavimlerini hakimiyetleri altına alarak Tuna, Panonya (Batı Macaristan), Hazar denizi sahilleri ve kuzey Karadeniz alanlarında siyasi varlıklarını sürdürmüşlerdir. Orta Asya’daki hakimiyetleri M.S. 400’lerden, 552’ye kadar sürmüştür. Daha sonra Doğu Avrupa’da 558-805 arasında hakim olmuşlardır.…