Kurtuluş Savaşında Bir Kadın Kahraman: Kara Fatma

Tarihin en meşru, en haklı savaşlarından Kurtuluş savaşı ile koca bir enkaz içerisinden çağdaş bir devlet ortaya çıkarmak için halk kadın, erkek, yaşlı, genç demeden tüm gücünü, varını ve yoğunu ortaya koymuştur. Bu akıllara kazınan bir milletin en kıymetli mücadelelerini içeren Türk Kurtuluş Savaşında sayısız isim vardır saygı ile anılması gereken. En az erkekler kadar gerek cephede gerek cephe gerisinde kadınlar da öyle mücadeleler verdiler ki kadının gücünün en güzel simgelendiği örneklerdir bunlar. Kocasıyla birlikte cephelerdeki savaşından, kurduğu 15 kişilik çetesiyle verdiği mücadelelere, Kurtuluş Savaşı’nda bir kadın kahraman: Fatma Seher…

Molla Kabız Olayı

Molla Kabız Kanuni Sultan Süleyman devrinde istanbula iran taraflarından gelen bir kişidir bu zatın ise tarihteki yeri bir gün istanbulda verdiği bir vaazda. Hz.İsa’nın Hz.Muhammed’den daha üstün olduğunu iddia etmesiyle başlamıştır. bu vaaz ise döneminde istanbul içinde büyük bir karışıklığa sebep olmuş ve halk üzerinde büyük bir etkiye yol açmıştır. halk tarafından bu zaat üzerine bir çok şikayette bulunulması sebebi ile Damat ibrahim Paşa tarafından divana çağrılır. bu divan Molla Kabız Hz.Muhammed’e saygısızlık ettiği sebebi ile yargılanır. Molla’yı yargılayanlar ise dönemin Anadolu ve Rumeli Kazaskeri Fenarîzâde Muhyiddin Çelebi ve Kadirî…

Spartacus ve III. Köle Savaşı

Roma’nın güçlendiği zamanlar kölelerinse durumlarının daha da kötüleştiği dönemlerde savaş sonucu esir düşen aslen Trakya coğrafyasında doğduğu düşünülen bir gladyatör, ilerleyen zamanlarda Roma’da önemli bir isyanın baş kahramanı olmuştur. III. Köle savaşının çıkmasını sağlayan o önemli isim Galya’dan bir köle, gladyatör: Spartacus Tarihlerden tam emin olunmamakla birlikte Spartacus’un M.Ö 70’li yıllarda Roma’ya Galya’dan esir olarak gelen bir köle olduğu bilinmekte. Fiziksel olarak güçlü ve yeterli görülen her esir gibi o da gladyatör olarak dövüştürülmeye başlandı. Gladyatörler de birer köle oldukları için oldukça zorlu şartlar altında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bu şartlar altında…

Çerkez Ethem İsyanı

Çerkez Ethem İsyanı; Milli Mücadele döneminde ortaya çıkan bir isyan olsa da diğer ayrılıkçı faaliyetlerden farklı bir hedef uğruna şekillenmektedir. Çerkez Ethem İsyanı; vatan savunmasının düzenli orduyla gerçekleştirilmesine tepki gösterilen bir faaliyet olarak öne çıkmaktadır. Çerkez Ethem ve yandaşlarının düzenli ordu içerisinde yer almak istememesi bu durumu ortaya çıkarmıştır. Çerkez Ethem İsyanı’nın Sebepleri Çerkez Ethem emrindeki kuvvetlerle beraber Yozgat Ayaklanmasını başlamış; Yozgat Valisini de yargılamak üzere bulunduğu yere çağırtmıştır. Ancak bu emri Mustafa Kemal Atatürk tarafından reddedilmiştir. TBMM tarafından savaş suçlularını yargılamak üzere kurulan İstiklal Mahkemeleri; Çerkez Ethem tarafından kabul…

Kardak Krizi

1996 yılında patlak veren ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki bağları kopma noktasına getiren Kardak Krizi; Türk bandıralı bir geminin Kardak Kayalıkları mevkisinde karaya oturmasından dolayı Türk ve Yunan kurtarma gemileri anlaşmazlık yaşayarak siyasi bir sorunun ortaya çıkması durumu söz konusu olmuştur. 25 Aralık 1995 tarihinde ortaya çıkan bu olay sonrasında Yunanistan ordusu; olayın kendi karasuları içerisinde olduğunu iddia ederek; doğudaki adaya asker çıkararak bayrağını dikti. Türk ordusu da Yunanlıların bu hareketine karşılık verdi. Zamanın başbakanı olan Tansu Çiller’in “O bayrak iner, o asker gider” sözü tarihe kazındı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne…

Afife Jale: Sahneye Çıkan İlk Müslüman Türk Kadını

İstanbul’un Üsküdar semtinden orta halli bir ailenin çocuğu tarihe adını sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olarak yazmayı başardı. karşısına sunulan tüm imkansızlıklara rağmen pes etmeden ilerleyen nice güçlü Türk kadınından sadece bir tanesi o. Hayallerine, hedeflerine bağlı ve kendine inanan herkes gibi o da başardı. Yasaklara ve zorluklara baş eğmedi. O Afife… Afife Jale… Afife Jale’nin Hayatı 1902 senesinde İstanbul Üsküdar’da dünyaya geldi Afife. orta derecede bir ailenin çocuğuydu. İstanbul Kız Sanayi Mektebinde eğitim görmekteyken bile içinde durduramadığı tiyatro aşkı vardı. Dönemin özelliklerine bakılırsa Türk ve Müslüman kadınların sahneye…

John F. Kennedy Suikastı

22 Kasım 1963 günü öğlen saatlerinde yaşanan bir olay Amerikan tarihine kara leke olarak sürüldü. Açık bir araba ile Dallas halkını selamlayan John F. Kennedy; başından ve ensesinden olmak üzere iki el ateşe maruz kalarak hayatını kaybetti. Yanındaki Vali Connally ise bu saldırıdan ağır yararlı bir biçimde kurtarıldı. Devlet idaresi ise aynı gün Başkan Yardımcısı olan Johnson tarafından devralındı. Suikast günü cinayetin sorumluluğunu üstlenen 24 yaşındaki Dallaslı Lee Harvey Oswald; olay gününden iki gün sonrasında bir gece kulübü sahibi olan Jack Ruby tarafından öldürüldü. Böylelikle bu cinayet her zaman faili…

Misak-ı Milli ve Atatürk’ün Misak-ı Milli Anlayışı

Tarihteki her savaşın iki temel ayağı bulunur. Savaşın görünen yüzü ve herkes tarafından en önemli kısmı olduğuna inanılan tarafı silahlı mücadele kısmıdır. En az silahlı mücadeleniz kadar teorik ve ilkesel bakışınızın net ve belirlenmiş olması da bu teori ve ilkelerin mantık ve öngörü ile belirlenmiş olması da büyük önem taşır. Mustafa Kemal Atatürk savaşa dair bu yaklaşıma gayet aşina bir komutandı. O silahlı mücadele kadar, savaşın teorik ayağıyla da ilgileniyor bu alanda da düzenli olarak çalışmalarda bulunmaktan geri kalmıyordu. Bu çalışmalardan birisi de Misak-ı Milli idi.   “Misak-ı Milli” dediğimiz…

1402 Ankara Savaşı

Türk dünyası için oldukça önemli bir dönüm noktası olarak görülmekte olup; Osmanlı’nın kısa süreli bir dağılma dönemi içerisine girmesine de neden olmaktadır. Timur Devleti ile Osmanlı’nın Türk Dünyası’nın en güçlü devleti olmak için verdiği bu mücadele; savaş tarihi için de önemli bilgileri içerisinde barındırmaktadır. Ankara Savaşı Öncesi Taraflar Ankara Savaşı öncesinde Osmanlı Devleti; Anadolu’da Sivas’a kadar ilerlemiştir. Aynı zamanda da Balkanlarda da üstün bir konumda yer alarak merkeziyetçi bir yapıyı sağlamıştır. Timur İmparatorluğu ise Orta Asya’dan gelerek Anadolu’ya kadar olan bölgeyi fethetmiştir. Kendini İlhanlı Devleti’nin de mirasçısı olarak gördüğünden dolayı…

Şeyh Bedrettin, Düşünceleri ve İlk Sosyalist Hareketler

Şeyh Bedrettin

Hakkında çok fazla kaynak olmamasına karşın, Şeyh Bedrettin, sağlam bir medrese eğitimi görmüş, daha sonra da tasavvuf yolunu seçerek, ünlü bir mutasavvıf olmuştur. Ancak XV. Yüzyıl başında Fetret döneminin kapandığı sırada, Osmanlı devletine karşı olan bir başkaldırma hareketinin önderliğini yapmıştır.   Bu hareket, devletin temsil ettiği medrese zihniyetine, Sünni anlayışa karşı, Şii ve Batıni eğitimleri de temsil eden bir tasavvuf düşünürünün, bir kısım yoksul halkla birlikte yaptığı bir başkaldırma niteliği taşımaktadır.   Şeyh Bedrettin, Osmanlı’da yaşayan insanlar arasında din farkını ortadan kaldıracağını, haram sayılan bazı şeyleri helal kılacağını belirtmekteydi. Ayrıca…

Kur’an Latin Alfabesiyle Doğru Okunur mu ? Atatürk’ün Tekirdağ Anısı

Babam anlatıyordu: Tekirdağ’da öğretmen bulunuyordum, aynı zamanda Muallimler Birliği reisiydim. Birden bana haber geldi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Hazretleri’nin Tekirdağ’a gelmiş olduklarını, muallim arkadaşlarla birlikte derhal oraya iştirak etmemiz gerektiğini bildirdiler.   Gittiğimizde Atatürk, etrafında bulunan zevatla görüşüyor, aynı zamanda onları teker teker Latin alfabesinden imtihan ediyordu. Fransızca bilenler başarı gösteriyor, bilmeyenler şaşkın şaşkın duruyorlardı. Bu durum karşısında Atatürk, hazır olanlara hitaben: “Şimdiye kadar hazırlanmalıydınız.” diye bir serzenişte bulundular. Bunun üzerine hakikatı açıklamanın lazım olacağını düşündüm ve kendisini selamladıktan sonra:   “Paşa Hazretleri,” dedim; “evet, buyurduğunuz gibi, bizleri hazırlanmış görmediniz.…

1929 Büyük Ekonomik Buhranı

20. Yüzyılın en büyük çöküş olayı olarak bilinen ve Kara Perşembe olarak adlandırılan günden itibaren Dünya ekonomik düzeni tepetaklak oldu. Bu tür olumsuz durumun ortaya çıkmasında Amerika Birleşik Devletleri’nin savaş tazminatlarını altın olarak istemesinin yanında verdiği borçlar da sebep olarak görülüyordu. Devletin yanında vatandaşların da giderek büyüme kat eden kapitalizme ayak uydurarak alım güçleri de yükseldiği için türlü türlü isteklerini yerine getirebiliyorlardı. Aniden yükselen bu gelir düzeyinin çok kısa süreli olacağı kesin olsa da kimse tarafından kestirilmemiş ya da bilinse dahi ses çıkarılmamıştı. Satılan gayrimenkul ya da eşyaların fahiş fiyatlarda…

Galileo Galilei ve Teleskobun İcadı

Galileo’nun evde yaptığı teleskop, Dünya’nın Güneş etrafında döndüğüne ilişkin kanıtlar sunarak Kilise’nin öğretisine meydan okudu. Astronom Galileo Galilei, miladi 7 Ocak 1610’da yeni imal ettiği teleskobunu gökyüzüne çevirdiğinde, bir ışık noktası gördü. Baktığı bu nokta Jüpiter’di. Bu noktaya bir de dört küçük yıldız eşlik ediyordu. Bunlar, gerçekte dev gezegenin etrafında dönmekte olan aylarıydı. Galileo’nun gördüğü bu manzara, gökteki tüm cisimlerin Dünya’nın etrafında döndüğünü varsayan, Kilise’ye ait geleneksel anlayışa aykırıydı. Evrenin doğasıyla ilgili geleneksel inanışlar katıydı ve uzun zamandır hüküm sürmekteydi. Katolik Kilisesi ve üniversiteler 300 yıldan beri, Eski Yunanlılar tarafından…

Lozan Barış Antlaşması – Nedenleri ve Sonuçları

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, Lozan gibi kesin barışın yapılması bir yıl kadar sürmüştür. Barış görüşmelerine katılmak üzere, Yusuf Kemal Bey’in istifa ettirilmesiyle boşalan Dışişleri Bakanlığı’na 26 Ekim 1922 tarihinde İsmet Paşa atanmıştır. İtilaf devletlerinin, toplanacak barış konferansına İstanbul hükümetini de çağırmaları, padişahlığın kaldırılmasının hızlanmasına neden olmuş ve 1 Kasım 1922 tarihinde saltanat kaldırılmıştır. Böylelikle üstünde yalnızca halifelik ünvanı olan VI. Mehmet Vahidettin, can güvenliği olmadığını iddia ederek yurtdışına kaçmış ve İngilizlere sığınmıştır. Onun yerine, TBMM tarafından, Milli Mücadeleye karşı hemen her zaman olumlu davranan Veliaht Mecit Efendi halife seçilmiştir. Bu arada,…

Insanlık Tarihinin Doğuşu ve İlk Yazılı Kaynaklar

Ortadoğu’da uygarlığın başlangıcından kalma kil tabletler, insanlık tarihinin, insan yaşamının ve eserlerinin ilk yazılı kayıtlarını taşıyor.   Milattan önce 2500 civarında, Sümer kent-devleti Lagaş’ta Ur-Nanşe olarak bilinen bir lider iktidara geldi. Ur-Nanşe’nin dönemindeki etkisini, bir kil tablette yazılanlar ile anlayabiliriz:     “Dilmun gemileri yabancı ülkelerden ona haraç olarak kereste getiriyorlardı.” Bu cümle tarihçileri çok ilgilendirmektedir. Bu tablet, kesinlikle en eski yazıt olmamakla beraber, tarihi bir olayın yazıyla kaydedilmesinin, insanlık tarihi açısından ilk örneklerinden biridir.   Kente dayalı kültürlerin ilkini yaratan Sümerler milattan önce 3500 civarında, bugünkü Irak’ta Fırat ve…

Kutsal Su Rakı – Eski Türklerde İçki Kültürü

Köksel bütünlükleri kavramadan, Türk inanç yapısını ve kültürünü tanımak olası değildir. Bu özgün kültürel derinlik, Türk toplumunun doğa tutkusunu da açıklığa kavuşturmaktadır. Rakı gibi içkiler, eski şaman Türk toplumlarında sağlık alanında kullanılmaktaydı. Her ne kadar ilkel olsa da, bu yalın insancıl yaşam anlayışı, bugün Avrupa’nın ilgi alanındadır. Şaman, bilinçaltını açığa çıkaran bir uzman hekimdir. Tütsüler, danslar ve müzik bu nedenle törenlerin araçlarıdır.   Bu törenlerde olsun, diğer gelenek ve göreneklerde olsun “Rakı” temel içecektir. O, adeta bir toplumsal simgedir. Ölü definlerinin ardından, ölü evinde yemek yeme geleneğinde rakı da vardır.…

Kürdistan İdeali ve Şeyh Said İsyanı

İsyanın nedenlerinden biri olan, sınırları belli edilmiş Kürdistan Devleti

Abdulhamit zamanından beri bir Kürdistan ideali mevcuttu. Buna vakıf olan Abdulhamit, bir taraftan Kürtler’i, Ermeniler’e karşı bir denge unsuru olarak elde bulundurmak, bir taraftan da onların kötü emellerine mani olmak için Kürt ileri gelenlerinin gönlünü okşardı.   Bu nedenle onlara rütbeler, imkanlar vermiş, Kürtlerin harekete geçmelerine mani olmuştur fakat Kürdistan ideallerinin gerçekleşmesine de zemin hazırlamıştır.   1917’den sonra, İngilizler’in kendi menfaatleri için, Kürt ileri gelenleri nezdinde “Kürdistan devleti kurmaları, bu hususta harekete geçilirse kendilerine yardım edileceğini vadetmeleri” Kürtlere cesaret verdi ve birçok Kürt cemiyetleri kuruldu. Bunlar arasında en meşhuru “Kürt…

2001 Krizi ve Kemal Derviş Kanunları

Türkiye’nin “Kara Çarşambası” olarak da bilinen 2001 krizi, ülkede büyük değişikliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük ekonomik krizi olarak tarihe geçmiştir. Oluşma nedenleri 90’lı yılların ortalarından beri süregelse de yaşanan siyasi kriz, pimi çeken son nokta olmuştur. Yani 2001 krizi nedeni, sanıldığı aksine Ecevit – Sezer gerginliği değildir. Bu gerginliğin patlak vermesi, bardaktan taşan son damla olarak ele alınabilir. Nedenlerini genel olarak ele alacak olursak; Körfez Savaşı, 1994 krizinden arta kalanlar, 1998 Rusya krizi, Marmara ve Düzce Depremleri ile büyüyüp, Ahmet Necdet Sezer ve Bülent Ecevit arasındaki siyasi…

Transistör İcadı ve Silikon Vadisinin Temelleri

Elektronik cihazların hayatımızın her alanına girdiği dijital çağın doğuşu, New Jersey’de, 16 Aralık 1947 günü öğle tatili dönüşü gerçekleşti. Bell Labs’teki iki bilimci, biraz altın şerit, bir parça yarı-iletken madde ve bükülmüş bir ataşla minik bir cihaz yaptılar. Doğru şekilde kıpırdatıldığında elektrik akımını güçlendirebiliyor, açıp kapatabiliyordu. Transistör adı verilen bu cihaz, 1800’lerin ortasında temeli atılan bilgisayar biliminin orta çağa geçmesi, dijital çağın ise buhar makinesi olacaktı. Transistör icadı ve takip eden yenilikler sayesinde milyonlarcasının minicik mikroçiplere sığdırılabilmesi, binlerce ENIAC’ın işlem gücünün roketin ucuna, dizlerimizin üstündeki bilgisayarlara, hesap makinelerine ve cep…

İstiklal Hareketleri ve 1804 Sırp İsyanı

Sırp İsyanı, Osmanlı içindeki ilk isyan hareketlerinin başlangıçlarından biri olarak algılanabilir. Bir taraftan Osmanlı’nın içler acısı hali, bir yandan Avrupa’nın dev adımlar ile tekamül etmesi, Fransız İhtilali’nin etkisinin sınırlarımız içinde giderek yayılması, diğer yandan önemli jeopolitik konumlarda gözü olan devletlerin devamlı tahrikleri, Osmanlı sınırları içinde İstiklal Hareketleri’ni doğurmuştu. Sırbistan devleti, 1460 yılında Fatih zamanında yapılan üç sefer sonunda idaremiz altına alındı. Küçük çaplı isyanlar dışında, 1804 yılına kadar müstakil bir devlet çıkarmak için isyan çıkarmamışlardır. Çünkü Sırplılar da, diğer milletler gibi din, dil, idare, kültür bakımından tamamen serbest bırakılmışlardır. Kendi…

Türk Uçak Tarihi ve Vecihi Hürkuş

Türk Uçakları

Vecihi Hürkuş dan bahsetmeden önce Türk hava tarihinde neler yaşanmış, kısaca inceleyelim. Vecihi Hürkuş, 14 ayda arkadaşlarının yardımıyla sadece motoru Yunanlardan kalma uçaklardan temin ederek ilk yerli uçağı yapmıştır. Askeri vesayet altında yapılan bu uçağa Vecihi K-6 adını vermiştir.   Teyyare Motor Türk Anonim Şirketi, tarihler 15 Ağustos 1926’i gösterirken Türk Teyyare Cemiyeti ve Alman hava şirketi ortaklığıyla açılmıştır. Bu şirket, on binlerce uçak üretmiştir. Eskişehir’de kurulan bakım ve revizyon atölyesi, fabrika olarak adlandırılmıştır. Akabinde bazı uçakların montajları da burada gerçekleşmiştir. 1936 yılında Nuri Demirağ, İstanbul Beşiktaş’ta uçak atölyesini kurmaya…

Mülkiye Memurları ve Enderun Mektebi

Militarist bir devlet olan Osmanlı imparatorluğunda askeri, mülki idare ve haklar tek şahsın elinde toplanmıştı. Devletin, sancak beyinden tutun, mülkiye memurları, idare sahipleri, sadrazamlık makamına kadar bütün mevkileri, sarayın içindeki Enderun Mektebi içinde yetiştirildi. Gayrimüslim ailelerin devşirilen çocukları, önce Türk ailelerin yanına verilir, burada lisan ve islam dinini öğrenirdi. Sonra alınarak Acemioğlanlar Ocağı’na verilirdi. Birkaç sene sonra buradakiler yetişince, saraydan tayin edilen bir ağa gelir, yüzünde meymenet gördüğü kişileri Enderun’a alırdı. Yedi sınıftan ibaret olan Enderun Mektebi’nde dini ilimlerden başka birçok şey öğretilirdi. Terbiye, ahlak, bir kumandanın bilmesi gereken ilimler,…

Amiral Nelson ve Abukir Baskını

Amiral Nelson 29 Eylül 1758 yılında dünyaya gelen Amiral Nelson bu zamana kadar süren İngiliz hakimiyetinin temelini atan kişi olarak tanınmaktadır. İngilizlerin en çok sevdiği ve önde gelen kahramanlarından olan Amiral Nelson Abukir Savaşı’nda göstermiş olduğu kahramanlık sonrasında 3. Selim tarafından ödüllendirilmiş ve Osmanlı tarihinin ilk nişanı olan Osmanlı Hilali’ne layık görülmüştür. Tarihte isminden oldukça çok bahsedilen ve yaşadığı büyük savaşlar ile aldığı galibiyetler ile günümüzde de tanınan Amiral Nelson birçok tarihçi tarafından benimsenmekte ve sevilmektedir. Napolyon ile yaptığı büyük savaş sonrasında onu mağlup ederek ülkesine büyük bir zafer ile…

Patrona Halil İsyanı – Arnavut Ayaklanması

Osmanlı devleti birçok isyan ve istila yaşamıştır. Bu isyanlardan en önemlileri arasında Patrona Halil İsyanı da bulunmaktadır. 28 Eylül 1730 yılında başlayan bu isyan, Patrona ismi nedeni ile bir halk ayaklanması olarak bilinmektedir. Bu isyanı başlayan Patrona Halil aslen bir Arnavut’tur. Rumeli ve Leventlikte de yeniçerilik yapan Patrona Halil Vidin’de ortaya çıkan yeniçeri ayaklanmalarına katıldığı için idam cezası almıştır. Ancak idam cezasından kısa bir sürede kurtulan Patrona Halil, İstanbul’a gelmiş ve gönüllü olarak yeniçeriliğe devam etmiştir. Sürekli olarak alkol aldığı için İstanbul’da meyhaneler ile arasının iyi olması isyancıları buralardan topladığını…

Vak’a-yı Hayriye – Yeniçeri Ocağı’nın Kaldırılması

Her devlette ve imparatorlukta, devlete bağlı kurumlardan biri isyan çıkartıp içişlerini zora sokmuştur. Osmanlı Devleti içinde Yeniçeri Ocağı bu örneği kapsar. Asırlar boyu Yeniçeri Ocağı’nın Osmanlı Devleti’ne çıkarttığı zorluklar yüzünden, artık bu ordunun ilga edilmesi 19. Asırda zaruret haline gelmişti. İmparatorluğun bekası için, talimli bir orduya olan ihtiyaç her geçen gün artıyordu. Bu fikirde olanların başında II. Mahmut vardı. II. Mahmut yeniçeri isyanı sonunda tahta çıkarılmış, sonra da IV. Mustafa’yı katletmek suretiyle tahtta kalabilmişti. 1821 – 1825’e kadar koca imparatorluğun orduları, yani yeniçeriler, ne de olsa derme çatma olan Rum…

Grek Projesi – Elen Devleti Ütopyası

Rusya İmparatoriçesi II. Katerina’nın, 1779’da bir erkek torunu doğmuş ve ismini kasden “Konstantin” koymuştu. (Konstantin bir yerden tanıdık geliyor mu ?) Hayalinde canlandırdığı Elen Devleti’nin başına, torununu getirmek istiyordu. Bu Ellen Projesi için, gizli bir taksim projesi hazırlandı. Eflak ve Buğdan “Daçya” ismi çatısında birleştirilecek, Avusturya himayesine verilecekti. Bosna, Sırbistan ile Banat ve Küçük Eflak Avusturya’ya ilhak edilecekti. Ege Denizi’ndeki bazı adalar Bulgaristan’a, sahil boyunca Dinyester’e kadar olan arazi Rusya’ya ilhak ediliyordu. Geride kalan Osmanlı arazisinden, bilhassa Avrupa ve Anadolu’daki arazi birleştirilerek merkezi İstanbul olmak üzere bir Elen Devleti (Helen…

Antik Mısır’da Hayvan Mumyalama Kültürü

Hemen hemen hepimiz, yıllar öncesinde Mısırlıların insanları mumyaladığını biliyoruz. Bu mumyalama kültürünün temel dayanağı, Mısırlıların inandığı ölümden sonra yeniden diriliş için ölen kişiyi hazırlamaktı. Tanrıları Osiris’in öldükten sonra birleştirilen parçalarıyla dirildiğine inanan Mısırlılar mumyalama kültürünü fazlasıyla benimsemişler ve önem vermişlerdir. Tamam, insanları mumyalıyorlar ve ölümden sonraki yaşama hazır hale getiriyorlar. Fakat, Hayvanlar neden mumyalanıyordu ? Antik Mısır’da, hayvanların mumyalanması ile ilgili girişimler milattan önce ilk yüzyıldan Hristiyanlığın gelişine kadar yayıldı. Sebebi ise şuydu: Tapınakları ziyaret edenler, inanmış oldukları tanrılarına adak olarak hayvan mumyaları ve hayvan mumya tabutları sunabiliyordu. Yeni Mumya…

Augusta Lovelace Ada – Bilgisayar Tarihini Başlatan Konte

Fark Makinesi

Elimizde, karşımızda, dizimizin üstünde duran; genel olarak bilgisayar diye tanımladığımız cep telefonlarının, tabletlerin, laptopların nasıl bir geçmişe sahip olduğunu hiç düşündünüz mü ? Düşündüyseniz, ne kadar eskiye dayandığını hiç düşündünüz mü ? Bilgisayar tarihi, gizemlerle dolu. O halde en baştan, bilgisayar tarihinin ikonu haline gelmiş Ada Lovelace ile başlayalım: Lovelace Kontesi Ada, 1800’lerde yaşayan bir kadın matematikçi. Sanatçı ruhlu, ince eleyip sık dokuyan biri. Onu çok yüksek mertebeye çıkarmaya çalışanların aksine büyük bir matematikçi değil fakat çok hırslı. Matematik hakkında şu sözleri sarfediyor: “Zayıf insan aklının, Yaratıcı’nın eserini en etkin…