John F. Kennedy Suikastı

22 Kasım 1963 günü öğlen saatlerinde yaşanan bir olay Amerikan tarihine kara leke olarak sürüldü. Açık bir araba ile Dallas halkını selamlayan John F. Kennedy; başından ve ensesinden olmak üzere iki el ateşe maruz kalarak hayatını kaybetti. Yanındaki Vali Connally ise bu saldırıdan ağır yararlı bir biçimde kurtarıldı. Devlet idaresi ise aynı gün Başkan Yardımcısı olan Johnson tarafından devralındı.

Suikast günü cinayetin sorumluluğunu üstlenen 24 yaşındaki Dallaslı Lee Harvey Oswald; olay gününden iki gün sonrasında bir gece kulübü sahibi olan Jack Ruby tarafından öldürüldü. Böylelikle bu cinayet her zaman faili meçhul olarak kaldı. Cinayetin sorumlusu ve azmettiricisi olan kişiler hiçbir zaman yakalanarak adalete teslim edilemedi.

John F. Kennedy suikastına dair en ilginç detay olarak ise ateşlenen silah aralıklarının 6 saniye olmasıdır. Silahın yeniden doldurulup ateşlenmesi ve FBI ajanlarının hiçbirinin katilin yerini tespit ederek müdahale edememesi de bu olayın halen daha şüphe çektiğinin en büyük göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

Kennedy’nin Öldürülmesinin Nedeni Olarak Gösterilen Komplo Teorisi

John F. Kennedy’nin ABD içerisinde var olan Siyonistlere karşı olmasından dolayı suikasta kurban gittiğine dair düşünceler çoğu insanda vardır. Bu tür teorilerin gelişmesine temel olarak gösterilen nedenler ise John F. Kennedy’nin İsrail’de yapılmakta olan Dimona Nükleer Santrali’ne, İsrail Ortadoğu politikasına, Yahudi lobilerine ve masonik örgütlere karşı savaş açmış olduğu gösterilmektedir.

John F. Kennedy’nin neden suikasta kurban gittiğine dair bir diğer iddia ise bölge savcısı Jim Garrison tarafından ortaya atılmıştır. John F. Kennedy’nin FBI, CIA ve Pentagon’un ortak bir operasyon yaparak öldürüldüğüne dair bir teorisi bulunmaktadır. Böylelikle Amerikan Hükümeti içerisinde gizli bir darbenin hayata geçirildiğini de söylemektedir. Bunu da suikast kanıtlarının ulusal güvenlik sebepleri ile görülememesi olarak değerlendirmiştir.

John F. Kennedy’nin suikastının bir diğer teorisi ise MOSSAD Gizli Servisi’nin bu işin altında parmağı olduğu yönündedir. İsrail’in planlarına ters düşmesinden dolayı da böyle bir yol izlendiği konusunda şüpheler de halen daha yaygın bir biçimde yer almaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir