Kardak Krizi

1996 yılında patlak veren ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki bağları kopma noktasına getiren Kardak Krizi; Türk bandıralı bir geminin Kardak Kayalıkları mevkisinde karaya oturmasından dolayı Türk ve Yunan kurtarma gemileri anlaşmazlık yaşayarak siyasi bir sorunun ortaya çıkması durumu söz konusu olmuştur. 25 Aralık 1995 tarihinde ortaya çıkan bu olay sonrasında Yunanistan ordusu; olayın kendi karasuları içerisinde olduğunu iddia ederek; doğudaki adaya asker çıkararak bayrağını dikti.

Türk ordusu da Yunanlıların bu hareketine karşılık verdi. Zamanın başbakanı olan Tansu Çiller’in “O bayrak iner, o asker gider” sözü tarihe kazındı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı SAT ve SAS komandoları; hem Doğu Kardak’ı kuşatmış hem de Batı Kardak’a aniden Türk bayrağını dikme olayını gerçekleştirdiler.
Kardak Kayalıkları içerisinde yapılan Türk ve Yunan operasyonlarının gerçekleştirilmesi sonrasında Bill Clinton her iki tarafa da telefon açarak ortalığı yumuşatmaya çalıştı. NATO Genel Sekreteri olan Javier Solana ve Amerikan Delegesi Richard Holbrooke de tansiyonu düşürmek için çaba gösterdi.

Kardak Kayalıkları Kime Ait?

Kardak Kayalıkları’nı kapsayan herhangi bir net düzenleme olmasa da tamamen söylemlerden ibaret olan gelişmelerle beraber bu konunun kapatılması durumu ortaya çıkmaktadır. Kardak Kayalıkları’na dair Türkiye cephesinden ilk açıklama 1996 yılında Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü olan Hüseyin Müftüoğlu’ndan geldi. Türkiye’nin bu konudaki tavrının oldukça net olduğu da belirtilmiştir. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’na Müftüoğlu tarafından verilen yazılı yanıt “Kardak Kayalıkları üzerinde ülkemizin egemenliğine ilişkin tutumumuz 1996 yılından bu yana uluslararası kamuoyunun malumudur. Bu politikamızda bir değişiklik yoktur.” İfadesi kullanılmıştır.
Lozan Barış Antlaşması’ndan beridir Yunanistan ile var olan Adalar Sorunu ile 12 Ada Problemi; Ege Denizi’nin temel meselelerinden bir tanesi olarak görülmüştür. Cumhuriyet tarihi içerisinde bu iki probleme 90lı yıllar içerisinde Kardak Kayalıkları Sorunu da eklenerek; halen daha bir çözüme kavuşmayan bir durum olarak da görülmektedir. Yunanistan ve Türkiye arasında çıkmazda olan bu sorun uzun süredir çözüme kavuşmamakta ve bu şekilde de kalmaya devam ederek politik tarihin çözülmeyen meseleleri arasında yer almayı sürdürecektir.

Facebook Üzerinden Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir