Misak-ı Milli ve Atatürk’ün Misak-ı Milli Anlayışı

Tarihteki her savaşın iki temel ayağı bulunur. Savaşın görünen yüzü ve herkes tarafından en önemli kısmı olduğuna inanılan tarafı silahlı mücadele kısmıdır. En az silahlı mücadeleniz kadar teorik ve ilkesel bakışınızın net ve belirlenmiş olması da bu teori ve ilkelerin mantık ve öngörü ile belirlenmiş olması da büyük önem taşır. Mustafa Kemal Atatürk savaşa dair bu yaklaşıma gayet aşina bir komutandı. O silahlı mücadele kadar, savaşın teorik ayağıyla da ilgileniyor bu alanda da düzenli olarak çalışmalarda bulunmaktan geri kalmıyordu. Bu çalışmalardan birisi de Misak-ı Milli idi.

 

“Misak-ı Milli” dediğimiz bir diğer adıyla “Milli Misak” Kurtuluş savaşımızın siyasi bildirisi olarak tarihte yaşanmış onca savaş arasında en az savaşlar kadar büyük bir önem taşımakta. Bu derece önemli olabilmesinde bir diğer sebebe bakmak gerekirse bu siyasi bildirinin uygulamada da başarıya ulaşabilmiş olmasından geçer. Bazı istisna ve ayrıntılar haricinde bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sınırları bu siyasi bildirinin ilkeleri doğrultusunda belirlenmiştir. Atatürk’ün Misak-ı Milli anlayışı ve hakkındaki düşüncelerini şu sözleri oldukça güzel ifade etmektedir:

“ Misak-ı Milli, barış yapmak için makul ve asgari koşullarımızı içeren bir programdır. Barışa ulaşmak için bir araya getireceğimiz esasları içine alır.”

Misak-ı Milli Nedir?

Türk kurtuluş savaşını sona erdirecek olan barış antlaşmasında Türkiye’nin kabul edeceği ilkeleri, şartları içinde barındıran uzun bir süreç içerisinde şekillenen fakat son halini son Osmanlı Mebusan Meclisince alan altı maddeden oluşan bir bildiridir Misak-ı Milli.

Misak-ı Milli

Şekillenmesini barındıran uzun süreçten kasıt Erzurum ve Sivas kongreleri başta olmak üzere çeşitli kongre ve oturumlarda zaman içinde şekillenmesidir. Bu denli uzun bir süreçte şekillenen bir anlayış olması, Misak-ı Millinin ne kadar önemsendiğini bize gösterirken bir diğer açıdan Atatürk’ün Misak-ı Milli anlayışı hakkında da bize bilgi veriyor. Tüm bu şekillenme aşamalarından sonra son Osmanlı Mebusan Meclisinde ulusal kurtuluşumuzun ve bağımsızlığımızın ilkesel  şeklini aldı.

Atatürk’ün Misak-ı Milli Anlayışı

Atatürk’ün Misak-ı Milli Anlayışı için Türk kurtuluş savaşının iskeleti benzetmesini yapmak doğru olacaktır. Ancak  doğru bir temel üzerinden hareket edilerek doğru adımların atılması sağlanabilir. Bu bağlamda Atatürk’ün bu anlayışında bu milli anda büyük bir önem verdiğini görmekteyiz. Atatürk’ün bu konuda bir çok sözü de mevcut üstelik. Atatürk’ün bu anlayışını daha iyi gösterebilmek adına bu konudan bahsettiği bir sözü örnek vermek gerekirse onun Ocak 1922 tarihinde Vakit başyazarı Ahmet Emin’e verdiği mülakattan şu sözlerini ekleyebiliriz.

“Barıştan sonraki çalışmada başarılı olabilmek milletin istiklalinin korunmuş olmasına bağlıdır. Misak-ı Millinin hedefi, onu temindir.”

 

Son Yazılar

Leave a Comment