MİT’nin Atası Olarak Görülen Teşkilat-ı Mahsusa Nedir ?

Osmanlı’da Enver Paşa tarafından İttihat ve Terakki Cemiyeti altında kurulduğu bilinen Teşkilat-ı Mahsusa, bir gizli teşkilattır. Gene bilimsel olmamakla birlikte, teşkilatın Türkçü ve İslamcı ideolojiler doğrultusunda karşı-istihbarat, propaganda ve çeşitli eylemlerde bulunduğu bilinmektedir.

Başka bir tanımla Teşkilat-ı Mahsusa, Enver Paşa ile Süleyman Askeri’nin idare ettiği ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Batı Trakya’ya ilişkin kararları uygulamakla görevli bir örgütün büyüyüp gelişmesiyle meydana gelmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın Rauf Orbay, Ali Fethi Okyar gibi önde gelen isimlerinin, hatta Mustafa Kemal’in dahi teşkilatta görev aldığı söylenmektedir.

Yaygın söylemlere göre 1911’den itibaren etkin olmuş, 1914’te Harbiye Nezareti’ne bağlı resmi bir örgüte dönüştürülmüştür. 1918’de İttihat ve Terakki hükümetinin iktidardan ayrılmasıyla teşkilat da faaliyetlerini bitirmiştir. (Buzdağının görünen yüzünde tabii. Arka planda iş yapmaya devam edip etmediği bilinmiyor.)

Teşkilat hakkında bilinen en somut araştırma, araştırmacı yazar Philip H. Stoddard’in yaptığı araştırmalar ve 1963’te yayınladığı kitapta bulunuyor.

İlber Ortaylı’nın, teşkilat hakkında “1913 yılında İttihat ve Terakki partisi içinde Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurulduğu, doğru dürüst belgesi bile ortaya konamayan bir faraziyedir.” Diye Milliyet’e yazdığı makalesine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Akademisyen Şükrü Hanioğlu’na göre, teşkilat Büchner, Nietzche ve Schopenhauer’den etkilenecek kadar entelektüeldi. Teşkilat-ı Mahsusa’nın kısa vadeli amacı, 1908 öncesi tecrübelerden yararlanarak İttihat ve Terakki’nin iktidarını garanti altına almak, uzun vadeli amacı ise imparatorluğun dağılmasını önlemekti.

Ayrıca, sözlü tarih anlatılarına göre teşkilat şu olaylarda etkin rol oynadı:

Osmanlı’yı Birinci Dünya Savaşı’na sokmak için, Rusya’nın tahrik edilmesinde başı çekti.

1915 Ermeni Kırımı’nda mapuslardan suçlu toplayarak oluşturulan çetelerin tehcirde ve kırımda istihdam edilmesinde başı çekti.

Cephelerde, harekatlarda arka plandan iş yürüttü.

Teşkilat’ın başkanı olarak bilinen Hüsamettin Ertürk’ün anılarında bahsettiği şu söze değinelim:

“”Bu teşkilatın gayesi, bir taraftan bütün İslamları bir bayrak altında toplamak, bu suretle Panislamizme vasıl olmaktır. Diğer taraftan da Türk ırkını siyasi bir birlik içinde bulundurmak, bu bakımdan da Pantürkizmi hakikat sahasına sokmaktır. Enver Paşa’nın bir yandan Emiri Efendi’nin İttihat ve Terakki programındaki panislamizminden, diğer taraftan da Ziya Gökalp’in pantürkizminden ilham aldığı muhakkaktır.”

Son Yazılar

Leave a Comment