Spartacus ve III. Köle Savaşı

Roma’nın güçlendiği zamanlar kölelerinse durumlarının daha da kötüleştiği dönemlerde savaş sonucu esir düşen aslen Trakya coğrafyasında doğduğu düşünülen bir gladyatör, ilerleyen zamanlarda Roma’da önemli bir isyanın baş kahramanı olmuştur. III. Köle savaşının çıkmasını sağlayan o önemli isim Galya’dan bir köle, gladyatör: Spartacus

Tarihlerden tam emin olunmamakla birlikte Spartacus’un M.Ö 70’li yıllarda Roma’ya Galya’dan esir olarak gelen bir köle olduğu bilinmekte. Fiziksel olarak güçlü ve yeterli görülen her esir gibi o da gladyatör olarak dövüştürülmeye başlandı. Gladyatörler de birer köle oldukları için oldukça zorlu şartlar altında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bu şartlar altında Spartacus ve diğer tüm gladyatörler zaten ölümden dahi korkmaları gerekmediğinin bilincinde karşılarına çıkan ilk fırsatı değerlendirmişlerdir. Spartacus ile 50-60 kadar gladyatör muhafızların boş bir anından faydalanarak firar etmişlerdir. Bu cesur hareketin ardından Spartacus’un taraftarları giderek çoğaldı ve başlangıçtaki sayısı 50-60 kadar olan kalabalık ileride III. Köle Savaşını çıkarmayı başaracak çoğunluğa ulaştı.

Spartacus ile birlikte kaçmayı başaran diğer isim onun dostu Crixus ismi de bu dönemle ilgili kilit isimlerden olmayı başarmıştır. Crixus ile Spartacus kuvvetleri bölerek iki kanat oluşturmuşlardır. Böylelikle bir grup Roma içerisinde kalarak güçlenme diğer grup ise Alpleri geçmek planındaydı. İki kanat da gün geçtikçe büyümüş ve gelişmişti. Crixus ve etrafı 20.000 kadar bir sayıya ulaşmayı başarmışken Spartacus ve çevresi de 50.000 civarında kişiden oluşuyordu.

Çok güçlü teçhizatla büyük bir ordu hazırlamıştı Roma bu isyanları bastırabilmek için. Ve biliyordu ki stratejik bir ilerleme yapmazlarsa yenmeleri imkansızdı. Bu sebeple ilk hedefin Spartacus değil Crixus olmasına karar vermişlerdir. Yaşanan savaş sonucu Romanın lehine sonuçlanır ve Crixus ile takipçileri mağlup olur.

Spartacus ise karşılaştığı ilk Roma kuvvetlerine karşı başarı elde edebilmiştir. Crixus’un ölümü üzerine de Alpleri geçme fikrinden vazgeçip köleliğe ve bu düzene karşı savaşmaya karar verir. Bunun için planı ise öncelikle Sicilya’yı ele geçirip ardından Roma’yı hedef almaktı. Tüm bu planlarıyla ilerleyen Spartacus ve ekibi Messina’da önlerindeki denizi aşabilmek için korsanlarla anlaşma yapmak istemişti fakat Roma ondan önce davranıp anlaşma yapmayı başarmıştı. Korsanlara para götürmek için yola çıkan kişilerin geri gelmemelerinin ardından Roma ordusuyla karşılaşan Spartacus ve ordusu çaresiz bir durum içerisinde bir savaşın içine girmişlerdi.

Messina’da yaşanan bu savaş şartlar da göz önüne alınırsa düşünüldüğü üzere Spartacus ve ordusunun büyük bir yenilgisiyle sonlandı. Ordunun büyük bir çoğunluğu savaşta öldürülmüştü esir düşenlerse halka ve diğer kölelere ibret olması için yollarda çarmıha gerilmişlerdi. Spartacus’un de bu savaş esnasında öldüğü düşünülmekte.

Esaret ve köleliğe karşı korkusuzca ve ölümü göze alarak hayran kalınası cesaretiyle Spartacus neticesi ölüm dahi olsa çok önemli bir hareketlenmenin baş kahramanı olarak tarihe geçmeyi başarmıştır.

 

Son Yazılar

Leave a Comment