Ekim Devrimi – Ekim Devrimi Nedir, Sovyetler Tarihinde Yeri Nedir ?

Ekim devrimi, özetle Çarlık Rusyası’nın yıkılıp Sovyetler Birliği’nin kurulması olarak belirtilebilir. Ekim Devrimi’ni incelemeden önce, Çarlık Rusyası’nın yıkılmadan önceki durumunu bir inceleyelim. 20. yüzyılın başında Rusya, büyük devletler arasında yerini almış bulunuyordu. Tabii bu dışarıdan görünen yüzüydü. Ülke, içinde çıkan sorunlarla boğuşuyordu. Yaşanan ekonomik sıkıntılar, büyük köylü nüfusunun akın ettiği şehirlerde yaşanan sefalet ve Çar’ın otoriter ve baskıcı yönetimi, hoşnutsuzlukların ve sıkıntıların her geçen gün artmasına neden oluyordu. Devrim, ilk olarak 1905’te kendinden bahsetmeye başladı. 1905 Ocak’ın 22’sinde Papaz Gapon’un örgütlediği yaklaşık 200 bin insan, yaşadıkları sıkıntıları aktarmak için Kış…

Wilhem Röntgen ve X Işınlarının Bulunuşu

Wilhem Conrad Röntgen tarafından bulunan X Işınları, aslında gerçekten bulunmak için bulunmamıştır. Peki bu cümle ne demek ? Röntgen’in asıl amacı, içi boş bir cam tüpün içine yerleştirilen çeşitli parçalarda elektriğin etkilerini araştırmaktı. Deney esnasında katottan kopan elektronlar anota ulaşamadan cama çarptı ve “floresan” adı verilen ışık parlamaları meydana geldi. Deneyi karanlık ortamda test etmek için odayı kararttı ve tüpü siyah karton ile kapladı. Akabinde deney tüpünden 2 metre uzaklıkta “baryum platinocyanit” adlı bir maddeye sarılı olan bir kağıtta bir parlama fark etti. Deneyi defalarca tekrarladı. Bulduğu şey, mat yüzeylerden…

Susurluk Kazası • Devlet – Siyaset – Mafya Üçgeninin Ortaya Çıkışı

Yıl 1996, aylardan Kasım. İlk başta görünen basit bir trafik kazası, derine indiğimizde karşıya çıkan derin devlet. Bu yazımızda sizlere Susurluk Kazası’nı anlatacağız. 3 Kasım 1996’da, Balıkesir’in Susurluk ilçesine 7 km uzaklıktaki Uçakyolu mevkiinde bir kaza oldu. Akşam saatlerinde meydana gelen kazada İstanbul Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadağ, Mehmet Özbay sahte kimlikli Abdullah Çatlı ve Melahat Özbay sahte kimlikli Gonca Us ölürken, DYP Şanlıurfa milletvekili ve Bucak aşireti lideri Sedat Edip Bucak yaralandı. Burdan anlaşılmaktadır ki, devlet – mafya – siyaset üçgeni belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Biraz Çatlı’dan söz…

Bulgaristan Cumhuriyeti – Kuruluş ve Tarihi

Bulgaristan toprakları, Osmanlı’nın ilk yıllarında, 14. Yüzyılda Osmanlı’nın hakimiyetine girdi. Aradan yıllar sonra, ülkenin kuzeyi 1878’de özerklik ilan etti ve ülkenin tamamen 1908’de bağımsız oldu. 1912 yıllarında Balkan Savaşları meydana gelmiş ve Bulgaristan birçok toprak kazanmıştır. Akabinde, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında kaybeden Bulgaristan, daha sonra Sovyet hakimiyetine girerek 1946’da Bulgaristan Halk Cumhuriyeti kuruldu. 1955’te ülke Varşova Paktı’na üye oldu. Komunist rejimi 1990 yılına kadar sürdü. 1990’da SSCB’nin dağılmasıyla rejimin son bulması ile birlikte, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri ilk defa çok partili seçime giden Bulgaristan Hükümeti, demokrasi ve Pazar ekonomisine…

Berlin Duvarı Nedir ? Berlin Duvarı Neden Yapılmıştır, Neden Yıkılmıştır ?

Berlin Duvarı Nedir ? Berlin Duvarı Neden Yapılmıştır, Neden Yıkılmıştır ? Berlin Duvarı özetle şöyle açıklanır: Doğu Almanya Meclisi tarafından, Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını ve göçlerini önlemek için 1961 Ağustos’unun 13’ünde yapımına başlanan 46 kilometre uzunluğunda bir duvar. Peki halk neden Batı’ya göç etmek istiyordu ? Yönetim baskıları, ekonomik problemler, kısıtlanma hissi ve korku gibi etkenler nedenler arasındaydı. Batı Almanya kapitalist, Doğu Almanya sosyalistti. Bu nedenle halk Batı Almanya’da çalışıp güzel para kazanırken Doğu Almanya’da yüksek hayat standartlarında çalışıyordu. Önceki Olaylar İkinci Dünya savaşı bitiyor, Almanya’nın başkenti Berlin;…

Lale Devri(1718-1730)

Osmanlıda 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlayan ve 1730 Patrona Halil İsyanı ile son bulan on iki yıllık dönemin adıdır Lale Devri. Bu devir, zenginliğin, estetiğin, lüksün, sevk ve sefanın dönemidir. Halkta sınıflar arası farkların arttığı, zenginlerin çok zengin fakirlerin ise çok yoksullaştığı bir dönemdir. Lale Devri sanatıyla, dönemde yaşayan kıymetli isimleriyle oldukça kısa ama ilgi çekici bir dönemdir. Lale devrinde en göze çarpan özellik sanatta ve mimaride, genel olarak yaşamın tüm alanlarında Osmanlı’nın geleneksel özellikleri bir kenara bırakılarak Avrupa’dan alınan örneklerle yola devam edilmiş olmasıdır. Batılılaşmanın arttığı ve abartıldığı bir…

Kurtuluş Savaşında Bir Kadın Kahraman: Kara Fatma

Tarihin en meşru, en haklı savaşlarından Kurtuluş savaşı ile koca bir enkaz içerisinden çağdaş bir devlet ortaya çıkarmak için halk kadın, erkek, yaşlı, genç demeden tüm gücünü, varını ve yoğunu ortaya koymuştur. Bu akıllara kazınan bir milletin en kıymetli mücadelelerini içeren Türk Kurtuluş Savaşında sayısız isim vardır saygı ile anılması gereken. En az erkekler kadar gerek cephede gerek cephe gerisinde kadınlar da öyle mücadeleler verdiler ki kadının gücünün en güzel simgelendiği örneklerdir bunlar. Kocasıyla birlikte cephelerdeki savaşından, kurduğu 15 kişilik çetesiyle verdiği mücadelelere, Kurtuluş Savaşı’nda bir kadın kahraman: Fatma Seher…

Spartacus ve III. Köle Savaşı

Roma’nın güçlendiği zamanlar kölelerinse durumlarının daha da kötüleştiği dönemlerde savaş sonucu esir düşen aslen Trakya coğrafyasında doğduğu düşünülen bir gladyatör, ilerleyen zamanlarda Roma’da önemli bir isyanın baş kahramanı olmuştur. III. Köle savaşının çıkmasını sağlayan o önemli isim Galya’dan bir köle, gladyatör: Spartacus Tarihlerden tam emin olunmamakla birlikte Spartacus’un M.Ö 70’li yıllarda Roma’ya Galya’dan esir olarak gelen bir köle olduğu bilinmekte. Fiziksel olarak güçlü ve yeterli görülen her esir gibi o da gladyatör olarak dövüştürülmeye başlandı. Gladyatörler de birer köle oldukları için oldukça zorlu şartlar altında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bu şartlar altında…

Afife Jale: Sahneye Çıkan İlk Müslüman Türk Kadını

İstanbul’un Üsküdar semtinden orta halli bir ailenin çocuğu tarihe adını sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olarak yazmayı başardı. karşısına sunulan tüm imkansızlıklara rağmen pes etmeden ilerleyen nice güçlü Türk kadınından sadece bir tanesi o. Hayallerine, hedeflerine bağlı ve kendine inanan herkes gibi o da başardı. Yasaklara ve zorluklara baş eğmedi. O Afife… Afife Jale… Afife Jale’nin Hayatı 1902 senesinde İstanbul Üsküdar’da dünyaya geldi Afife. orta derecede bir ailenin çocuğuydu. İstanbul Kız Sanayi Mektebinde eğitim görmekteyken bile içinde durduramadığı tiyatro aşkı vardı. Dönemin özelliklerine bakılırsa Türk ve Müslüman kadınların sahneye…

Misak-ı Milli ve Atatürk’ün Misak-ı Milli Anlayışı

Tarihteki her savaşın iki temel ayağı bulunur. Savaşın görünen yüzü ve herkes tarafından en önemli kısmı olduğuna inanılan tarafı silahlı mücadele kısmıdır. En az silahlı mücadeleniz kadar teorik ve ilkesel bakışınızın net ve belirlenmiş olması da bu teori ve ilkelerin mantık ve öngörü ile belirlenmiş olması da büyük önem taşır. Mustafa Kemal Atatürk savaşa dair bu yaklaşıma gayet aşina bir komutandı. O silahlı mücadele kadar, savaşın teorik ayağıyla da ilgileniyor bu alanda da düzenli olarak çalışmalarda bulunmaktan geri kalmıyordu. Bu çalışmalardan birisi de Misak-ı Milli idi.   “Misak-ı Milli” dediğimiz…

Şeyh Bedrettin, Düşünceleri ve İlk Sosyalist Hareketler

Şeyh Bedrettin

Hakkında çok fazla kaynak olmamasına karşın, Şeyh Bedrettin, sağlam bir medrese eğitimi görmüş, daha sonra da tasavvuf yolunu seçerek, ünlü bir mutasavvıf olmuştur. Ancak XV. Yüzyıl başında Fetret döneminin kapandığı sırada, Osmanlı devletine karşı olan bir başkaldırma hareketinin önderliğini yapmıştır.   Bu hareket, devletin temsil ettiği medrese zihniyetine, Sünni anlayışa karşı, Şii ve Batıni eğitimleri de temsil eden bir tasavvuf düşünürünün, bir kısım yoksul halkla birlikte yaptığı bir başkaldırma niteliği taşımaktadır.   Şeyh Bedrettin, Osmanlı’da yaşayan insanlar arasında din farkını ortadan kaldıracağını, haram sayılan bazı şeyleri helal kılacağını belirtmekteydi. Ayrıca…

Kur’an Latin Alfabesiyle Doğru Okunur mu ? Atatürk’ün Tekirdağ Anısı

Babam anlatıyordu: Tekirdağ’da öğretmen bulunuyordum, aynı zamanda Muallimler Birliği reisiydim. Birden bana haber geldi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Hazretleri’nin Tekirdağ’a gelmiş olduklarını, muallim arkadaşlarla birlikte derhal oraya iştirak etmemiz gerektiğini bildirdiler.   Gittiğimizde Atatürk, etrafında bulunan zevatla görüşüyor, aynı zamanda onları teker teker Latin alfabesinden imtihan ediyordu. Fransızca bilenler başarı gösteriyor, bilmeyenler şaşkın şaşkın duruyorlardı. Bu durum karşısında Atatürk, hazır olanlara hitaben: “Şimdiye kadar hazırlanmalıydınız.” diye bir serzenişte bulundular. Bunun üzerine hakikatı açıklamanın lazım olacağını düşündüm ve kendisini selamladıktan sonra:   “Paşa Hazretleri,” dedim; “evet, buyurduğunuz gibi, bizleri hazırlanmış görmediniz.…

Galileo Galilei ve Teleskobun İcadı

Galileo’nun evde yaptığı teleskop, Dünya’nın Güneş etrafında döndüğüne ilişkin kanıtlar sunarak Kilise’nin öğretisine meydan okudu. Astronom Galileo Galilei, miladi 7 Ocak 1610’da yeni imal ettiği teleskobunu gökyüzüne çevirdiğinde, bir ışık noktası gördü. Baktığı bu nokta Jüpiter’di. Bu noktaya bir de dört küçük yıldız eşlik ediyordu. Bunlar, gerçekte dev gezegenin etrafında dönmekte olan aylarıydı. Galileo’nun gördüğü bu manzara, gökteki tüm cisimlerin Dünya’nın etrafında döndüğünü varsayan, Kilise’ye ait geleneksel anlayışa aykırıydı. Evrenin doğasıyla ilgili geleneksel inanışlar katıydı ve uzun zamandır hüküm sürmekteydi. Katolik Kilisesi ve üniversiteler 300 yıldan beri, Eski Yunanlılar tarafından…

Lozan Barış Antlaşması – Nedenleri ve Sonuçları

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, Lozan gibi kesin barışın yapılması bir yıl kadar sürmüştür. Barış görüşmelerine katılmak üzere, Yusuf Kemal Bey’in istifa ettirilmesiyle boşalan Dışişleri Bakanlığı’na 26 Ekim 1922 tarihinde İsmet Paşa atanmıştır. İtilaf devletlerinin, toplanacak barış konferansına İstanbul hükümetini de çağırmaları, padişahlığın kaldırılmasının hızlanmasına neden olmuş ve 1 Kasım 1922 tarihinde saltanat kaldırılmıştır. Böylelikle üstünde yalnızca halifelik ünvanı olan VI. Mehmet Vahidettin, can güvenliği olmadığını iddia ederek yurtdışına kaçmış ve İngilizlere sığınmıştır. Onun yerine, TBMM tarafından, Milli Mücadeleye karşı hemen her zaman olumlu davranan Veliaht Mecit Efendi halife seçilmiştir. Bu arada,…

Insanlık Tarihinin Doğuşu ve İlk Yazılı Kaynaklar

Ortadoğu’da uygarlığın başlangıcından kalma kil tabletler, insanlık tarihinin, insan yaşamının ve eserlerinin ilk yazılı kayıtlarını taşıyor.   Milattan önce 2500 civarında, Sümer kent-devleti Lagaş’ta Ur-Nanşe olarak bilinen bir lider iktidara geldi. Ur-Nanşe’nin dönemindeki etkisini, bir kil tablette yazılanlar ile anlayabiliriz:     “Dilmun gemileri yabancı ülkelerden ona haraç olarak kereste getiriyorlardı.” Bu cümle tarihçileri çok ilgilendirmektedir. Bu tablet, kesinlikle en eski yazıt olmamakla beraber, tarihi bir olayın yazıyla kaydedilmesinin, insanlık tarihi açısından ilk örneklerinden biridir.   Kente dayalı kültürlerin ilkini yaratan Sümerler milattan önce 3500 civarında, bugünkü Irak’ta Fırat ve…

Kutsal Su Rakı – Eski Türklerde İçki Kültürü

Köksel bütünlükleri kavramadan, Türk inanç yapısını ve kültürünü tanımak olası değildir. Bu özgün kültürel derinlik, Türk toplumunun doğa tutkusunu da açıklığa kavuşturmaktadır. Rakı gibi içkiler, eski şaman Türk toplumlarında sağlık alanında kullanılmaktaydı. Her ne kadar ilkel olsa da, bu yalın insancıl yaşam anlayışı, bugün Avrupa’nın ilgi alanındadır. Şaman, bilinçaltını açığa çıkaran bir uzman hekimdir. Tütsüler, danslar ve müzik bu nedenle törenlerin araçlarıdır.   Bu törenlerde olsun, diğer gelenek ve göreneklerde olsun “Rakı” temel içecektir. O, adeta bir toplumsal simgedir. Ölü definlerinin ardından, ölü evinde yemek yeme geleneğinde rakı da vardır.…

Kürdistan İdeali ve Şeyh Said İsyanı

İsyanın nedenlerinden biri olan, sınırları belli edilmiş Kürdistan Devleti

Abdulhamit zamanından beri bir Kürdistan ideali mevcuttu. Buna vakıf olan Abdulhamit, bir taraftan Kürtler’i, Ermeniler’e karşı bir denge unsuru olarak elde bulundurmak, bir taraftan da onların kötü emellerine mani olmak için Kürt ileri gelenlerinin gönlünü okşardı.   Bu nedenle onlara rütbeler, imkanlar vermiş, Kürtlerin harekete geçmelerine mani olmuştur fakat Kürdistan ideallerinin gerçekleşmesine de zemin hazırlamıştır.   1917’den sonra, İngilizler’in kendi menfaatleri için, Kürt ileri gelenleri nezdinde “Kürdistan devleti kurmaları, bu hususta harekete geçilirse kendilerine yardım edileceğini vadetmeleri” Kürtlere cesaret verdi ve birçok Kürt cemiyetleri kuruldu. Bunlar arasında en meşhuru “Kürt…

2001 Krizi ve Kemal Derviş Kanunları

Türkiye’nin “Kara Çarşambası” olarak da bilinen 2001 krizi, ülkede büyük değişikliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük ekonomik krizi olarak tarihe geçmiştir. Oluşma nedenleri 90’lı yılların ortalarından beri süregelse de yaşanan siyasi kriz, pimi çeken son nokta olmuştur. Yani 2001 krizi nedeni, sanıldığı aksine Ecevit – Sezer gerginliği değildir. Bu gerginliğin patlak vermesi, bardaktan taşan son damla olarak ele alınabilir. Nedenlerini genel olarak ele alacak olursak; Körfez Savaşı, 1994 krizinden arta kalanlar, 1998 Rusya krizi, Marmara ve Düzce Depremleri ile büyüyüp, Ahmet Necdet Sezer ve Bülent Ecevit arasındaki siyasi…

Transistör İcadı ve Silikon Vadisinin Temelleri

Elektronik cihazların hayatımızın her alanına girdiği dijital çağın doğuşu, New Jersey’de, 16 Aralık 1947 günü öğle tatili dönüşü gerçekleşti. Bell Labs’teki iki bilimci, biraz altın şerit, bir parça yarı-iletken madde ve bükülmüş bir ataşla minik bir cihaz yaptılar. Doğru şekilde kıpırdatıldığında elektrik akımını güçlendirebiliyor, açıp kapatabiliyordu. Transistör adı verilen bu cihaz, 1800’lerin ortasında temeli atılan bilgisayar biliminin orta çağa geçmesi, dijital çağın ise buhar makinesi olacaktı. Transistör icadı ve takip eden yenilikler sayesinde milyonlarcasının minicik mikroçiplere sığdırılabilmesi, binlerce ENIAC’ın işlem gücünün roketin ucuna, dizlerimizin üstündeki bilgisayarlara, hesap makinelerine ve cep…

İstiklal Hareketleri ve 1804 Sırp İsyanı

Sırp İsyanı, Osmanlı içindeki ilk isyan hareketlerinin başlangıçlarından biri olarak algılanabilir. Bir taraftan Osmanlı’nın içler acısı hali, bir yandan Avrupa’nın dev adımlar ile tekamül etmesi, Fransız İhtilali’nin etkisinin sınırlarımız içinde giderek yayılması, diğer yandan önemli jeopolitik konumlarda gözü olan devletlerin devamlı tahrikleri, Osmanlı sınırları içinde İstiklal Hareketleri’ni doğurmuştu. Sırbistan devleti, 1460 yılında Fatih zamanında yapılan üç sefer sonunda idaremiz altına alındı. Küçük çaplı isyanlar dışında, 1804 yılına kadar müstakil bir devlet çıkarmak için isyan çıkarmamışlardır. Çünkü Sırplılar da, diğer milletler gibi din, dil, idare, kültür bakımından tamamen serbest bırakılmışlardır. Kendi…

Türk Uçak Tarihi ve Vecihi Hürkuş

Türk Uçakları

Vecihi Hürkuş dan bahsetmeden önce Türk hava tarihinde neler yaşanmış, kısaca inceleyelim. Vecihi Hürkuş, 14 ayda arkadaşlarının yardımıyla sadece motoru Yunanlardan kalma uçaklardan temin ederek ilk yerli uçağı yapmıştır. Askeri vesayet altında yapılan bu uçağa Vecihi K-6 adını vermiştir.   Teyyare Motor Türk Anonim Şirketi, tarihler 15 Ağustos 1926’i gösterirken Türk Teyyare Cemiyeti ve Alman hava şirketi ortaklığıyla açılmıştır. Bu şirket, on binlerce uçak üretmiştir. Eskişehir’de kurulan bakım ve revizyon atölyesi, fabrika olarak adlandırılmıştır. Akabinde bazı uçakların montajları da burada gerçekleşmiştir. 1936 yılında Nuri Demirağ, İstanbul Beşiktaş’ta uçak atölyesini kurmaya…

Mülkiye Memurları ve Enderun Mektebi

Militarist bir devlet olan Osmanlı imparatorluğunda askeri, mülki idare ve haklar tek şahsın elinde toplanmıştı. Devletin, sancak beyinden tutun, mülkiye memurları, idare sahipleri, sadrazamlık makamına kadar bütün mevkileri, sarayın içindeki Enderun Mektebi içinde yetiştirildi. Gayrimüslim ailelerin devşirilen çocukları, önce Türk ailelerin yanına verilir, burada lisan ve islam dinini öğrenirdi. Sonra alınarak Acemioğlanlar Ocağı’na verilirdi. Birkaç sene sonra buradakiler yetişince, saraydan tayin edilen bir ağa gelir, yüzünde meymenet gördüğü kişileri Enderun’a alırdı. Yedi sınıftan ibaret olan Enderun Mektebi’nde dini ilimlerden başka birçok şey öğretilirdi. Terbiye, ahlak, bir kumandanın bilmesi gereken ilimler,…

Amiral Nelson ve Abukir Baskını

Amiral Nelson 29 Eylül 1758 yılında dünyaya gelen Amiral Nelson bu zamana kadar süren İngiliz hakimiyetinin temelini atan kişi olarak tanınmaktadır. İngilizlerin en çok sevdiği ve önde gelen kahramanlarından olan Amiral Nelson Abukir Savaşı’nda göstermiş olduğu kahramanlık sonrasında 3. Selim tarafından ödüllendirilmiş ve Osmanlı tarihinin ilk nişanı olan Osmanlı Hilali’ne layık görülmüştür. Tarihte isminden oldukça çok bahsedilen ve yaşadığı büyük savaşlar ile aldığı galibiyetler ile günümüzde de tanınan Amiral Nelson birçok tarihçi tarafından benimsenmekte ve sevilmektedir. Napolyon ile yaptığı büyük savaş sonrasında onu mağlup ederek ülkesine büyük bir zafer ile…

Ataforum.net – Artık İçerik Portalı !

Ataforum .net Artık İçerik Portalı

İnternetin her yerini artık sosyal medyalar ele geçirmiş durumda. Facebooklar, Twitterlar, Google+’lar, İnstagramlar… Bunlar varken açıkçası forum siteleri çok ilgi çekmiyor. Ataforum .net in eski sürümünde (forum sitesi halindeyken) baya mutluydum çünkü tam profesyonel forum sitesi olarak gözüküyordu. Ama biraz zaman geçmesi ve araştırmalar sonucunda baktım ki, 2000’nin başlarından beri süregelen forum siteleri dışında artık forum siteleri kullanılmaz oldu. Sosyal medya haklı olarak daha baskın düşüyor forum sitelerinden. Ataforum .net ‘in Forum Sitesi versiyonunda paylaşımı da en fazla 2 ya da 3 kişi yapıyordu. Bu nedenle bende baktım, araştırdım, arkadaşlarıma…