Türklerin İslamiyete Geçişi ve Uygur Kağanlığı’nın Kuruluşu

Uygur Simgesi
Uygur Simgesi
Uygur Simgesi

744 yılında (kaynaklar 742 ile 745 yılları arasında değişiklik gösterebiliyor) Moğolistan’daki II. Gök Türk Devleti, Uygurlar başta olmak üzere Karluk ve Basmılların ittifakıyla yıkılır. Yıkılan devletin yerine Uygur Kağanlığı adlı başka bir Türk devleti kurulur. Bu Kağanlığın merkezi Orhun nehri üzerinde yer alan Karabalgasun’dur.

Uygur etnik adı, ilk olarak Bilge Kağan yazıtının doğu yüzü 37. satırında şöyle geçmektedir:

uygur elteber yüzçe erin ilgerü tezip bardı
“Uygurların ilteberi yüz kadar adamla doğuya doğru kaçıp gitti.”

İkinci Gök Türk devleti yıkılmadan önce Uygurlar doğuda Selenga ırmağı ve batıda Kobdo şehri ile sınırlandırılmış olan yerlerde oturuyorlardı.

Bulundukları yer, kutsal sayılan Ötüken dağına, yani mukaddes devlet merkezine yakın olduğundan, Uygurlar burasını kolaylıkla ele geçirebilmişler ve müttefikleri olan Basmıl ve Karluklara oranla daha büyük itibar ve nüfuz sağlamışlardı. Bu arada, Basmıllar Beş-Balık civarında, Karluklar ise Balkaş gölünün doğusunda oturuyorlardı.

Karlukların 751 yılında yapılan Talas savaşında üstlendikleri rol de son derece önemlidir.

Doğudan batıya ilerleyen Çinliler ile Ön-Asya’dan doğuya ilerleyen Araplar, Talas ırmağı kıyılarında savaştılar. Bu savaşta, Orta Asya’nın Çin egemenliğine girmesini istemeyen Karluk ve Yağma Türkleri, Arapların yanına geçmişler ve savaşı Arapların kazanmasını sağlamışlardı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin Orta Asya’da İslâm dinini tanıtıp yayan Araplarla birlikte Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu savaş (Talas Savaşı), sebep ve sonuçları bakımından çok önemlidir.

Talas Savaşı’nda Çin’in mağlup olması, Türk, Çin, İslâm ve dünya tarihiyle medeniyetinde çok önemli etkiler bıraktı. Çinliler Talas yenilgisinden sonra 20. yüzyıla kadar, Tanrı Dağları’nın (Tiyenşan) batısına geçemediler. Batı Türkistan, böylece Çin tehlikesinden kurtuldu. Karluklar, Talas zaferinden on beş yıl sonra 766 tarihinde, Tanrı Dağları batısında ve Çu Irmağı boylarında ‘Karahanlı Devleti’ adında müstakil bir Türk devleti kurdular. (İlk müslüman Türk devletinin “Karahanlılar” olmasının sebebi de budur.”)

Türkistan’daki Kamlık (Şamanlık), Buda ve Mani dinlerine mensup yerli ve göçebe Türklerle Müslümanlar arasında serbest ticaret, dostluk ve iyi ilişkiler başladı.

Türkler Müslümanlarla tanışıp İslâm dinini yakından tanıma imkânına kavuştular. Orta Asya’daki binlerce Türk, İslâm medeniyetine girdi. Türkler kâğıt yapmasını savaşta tutsak düşen Çinlilerden öğrenip Araplara öğretti. Semerkand’daki imalathânelerde yapılan ipekten kâğıtlar Orta Doğu ve Akdeniz’e yayıldı. Müslüman Araplar, hakimiyetlerindeki bölgelerden öğrendikleri kâğıdı imal ederek medeniyetin bütün dünyada hızla yayılmasına hizmet ettiler. Abbasi halifesi Mansur döneminde Bağdat şehri kurularak merkez buraya taşınmış, Beytü’l-hikme adlı tercüme okulu kurularak Yunan filozoflarının eserleri ilk defa bu dönemde Arapçaya çevrilmeye başlanmış ve İslâm dünyası için aydınlık çağ başlamıştır.

II. Gök Türk Kağanlığı’nı yıkan ittifak içinde yer alan Basmıllar 744’de Uygur ve Karluklar tarafından yıkılmış ve Basmıl Kağanı onlar tarafından öldürülmüştü.

Memleketleri olan Beş-Balık havalisi ancak o yüzyılın sonlarına doğru işgal edilmiştir. Karluklar da mukaddes merkezde gelişen şiddetli çarpışmalardan sonra aynı sona maruz kalmışlardır. Uygurların ilk hükümdarları olan ‘Köl Bilge’ artık eski unvanı olan “ilteber”le yetinmeyip kendisine “hakan” unvanı vermiş; bu durumu çok geçmeden Çin’e de kabul ettirmiştir. Daha sonraki Uygur kağanlarının bütün unvanları eski Hun Devlet geleneğine bilinçli bir bağlılık olduğunu doğrulamıştır. Şanyü adlı bir Hun hükümdarı kendisini “gök ve yer tarafından yaratılmış güneş ve ay tarafından Hakanlık mevkiine getirilmiş” olarak gösterir. Uygur hükümdarlarının “gök tanrısından, ay tanrısından” veya “güneş ve ay tanrısından kut bulmuş”, yani “güneş ve ay tanrısının lutfu ile hakanlık payesine ermiş” gibi unvanları da aynen buna benzer. Bu devirde “hakan” unvanı büyük imparatorluk unvanı olmaktan artık çıkmıştır.

Uygurlar II. Gök Türk Devleti’nden unvanları ile birlikte askerî teşkilat, birçok devlet kuruluş ve kavramlarını dahi aynen almışlardır. Hatta, Gök Türklerin asıl düşmanları ve dostları da kendilerine kalmıştı. Meselâ merkezde gerçekleşen hükümet değişimi ile ağır hayat şartları değişmemiş olan Kırgızlara karşı, Uygurlar da şiddetli savaşlar yapmak mecburiyetinde kalmışlardır.

Uygur Kağanlığı 840 yılında Kırgızlar tarafından yıkılmıştır.

Son Yazılar

One Thought to “Türklerin İslamiyete Geçişi ve Uygur Kağanlığı’nın Kuruluşu”

  1. Thanks JJ. I agree but I don2&8#17;t see any elegant solution for that right now. The videos are very dense as-is, without running tiny text at the bottom of the screen throughout. If the footnotes could be a separate text layer that could be turned on, that would work best. There is a references page, it’s just not footnoted:

Leave a Comment